Skip to content

Bağış ve Günay'ın hatırlattığı bir sergi açılışı

9 Eylül 2010, ekleyen sinangrozni

U2 konseri vesilesiyle Egemen Bağış, Maltepe'de çıkardığı hadiseyle de Ertuğrul Günay, iki hafta kadar önce, işim icabı katıldığım bir sergi açılışındaki izlenimlerimi anımsattı.

Söz konusu sergi açılışı, Dice Kayek'e ait "İstanbul Contrast" vesilesiyle gerçekleşmiş olup, sergi İstanbul Modern'de halen görülebilmektedir. Bana göre sergiyi, İstanbul'a dair klişelerin rastgele kullanıldığı, buna Elif Şafak'ın yazdığı sıradan birtakım metinler eklendiği, bir moda evi showroom'u olarak özetlemek mümkün. Ancak aktaracaklarım serginin kendisinden ziyade, açılış kokteyliyle ilgili.

Açılışın benim açımdan ilginç olayı, İstanbul Modern'in bahçesine kurulan bir kürsüden gerçekleştirilen konuşmalardı. Kültür Bakanı Günay çıktı önce. Acaba sözü referanduma getirir mi, sınırlı sayıdaki "seçkin" davetlinin karşısında da propaganda yapar mı, diye düşünürken, alelade konuşmasında sözü birden bire, ülkemizin içinden geçmekte olduğu önemli günlere getirdi. Neyse, sözü uzatmadan platformdan inerken, yerini Egemen Bağış aldı. Bağış, kendi deyimiyle "Ertuğrul Ağabeyi"nin çekingenliğini hiç göstermeyerek, lafı doğrudan referanduma getirdi ve açıktan propaganda yapmaya başladı. Konuşmasında geçmişteki iki 12 Eylül tarihine yaptığı analoji, 1980 ve 1963 yılındaki Ankara Anlaşması(AET ile ilişkileri başlatan), birine olumsuz, diğerine olumlu anlamlar yüklediği varsayıldığında, pek de bir anlam ifade etmedi. Herkesi evet demeye davet ederek platformdan inerken, cılız alkışlarla karşılandı. Konuşmalar bittikten sonra, Günay, peşinde korumaları ve her devrin adamlarından Oral Çalışlar'la (tüm samimiyetimle söylüyorum, Günay'ın makam şöförü bile bu denli koşturmazdı peşinden) başka bir açılışa seyirtirken, İstanbul Valisi, boğaza nazır bu kokteyle teşrif etti.

Bütün bunların bana çağrıştırdıklarına gelince. İçinde bulunduğumuz döneme layık, anlamsız bir sergi, ülkenin köklü bir sermaye grubunun temsilcileri, bakanlar, kelimenin iki anlamıyla da "piyasacı" yazarlar vs. ve buradaki aktörler, değişimi savunanlar, statükocu elitlere karşı halkın temsilcileri. Ne sanatlarında bir yaratıcılık, ne söylemlerinde bir yenilik. Bu açılış hakkındaki izlenimlerimi yazmak istememin bir diğer nedeni de, Bağış'ın U2 konserinde binlerce insan tarafından yuhalanması ve bu durumu "dar bir kitlenin çekememezliğine" bağlaması oldu. Acaba bu sergi açılışında da, bir yuh da ben mi çekseydim diye düşünmeden edemedim. Tabii sonuç, işimi kaybetmem ve korumalar tarafından biraz hırpalanmam olurdu.

 

 

AdaptiveThemes