Skip to content

Evrim Akın: 'Babamı kalp krizi değil sistem öldürdü'

7 Şubat 2010, ekleyen Fatih Polatlı

Avrupa Yakası dizisindeki "Selin" rolüyle (ve "oha falan oldum yani" demesiyle) ünlenen Evrim Akın, Cumhuriyet Dergi'nin sorularını yanıtlamış. Müjdat Gezen Sanat Okulu'nu kazanan, ama birkaç hocası tarafından yeteneksiz bulunduğu için bu okuldan atılan ve bir dönem dublaj yaptıktan sonra dizi sektörü tarafından keşfedilen 1979 doğumlu Akın'ın, babasından gelen bir solculuğu bulunuyormuş. Akın'ın babası 1980'li yıllarda işkence görmüş, hapis yatmış ve kızı 17 yaşındayken ölmüş. Şirin Güven'in konuyla ilgili soruları ve Evrim Akın'ın yanıtları şöyle: 

Pek bilinmiyor ama solcu bir aileden geliyorsunuz...

Evet, babam solcuydu. Bana her şeyden önce hak ve adalet duygusunu aşıladı. Sınıfsal farklılıkların kimseyi birbirinden ayırmaması gerektiğini öğretti. İnsanların özünde ve temelinde her zaman eşit olduğunu söyledi. O yüzden ben setlerde çaycımla da oturup yemek yiyorum. Ya da kapıcımın evinde de... Ben ne kadar önemliysem set işçisi de çok önemli. Yaptığımız işler farklı belki ama eşit önemde. O olmazsa şaryoyu kim taşıyacak? Yeni nesilde benim gibi düşünenler var artık. “Starlık” dönemi bitti, kolektif iş yapıyoruz bilincindeyiz.

İçinde bulunduğumuz düzende kolektif bilincin farkında mı herkes?

Değil tabii. Çünkü biz kapitalizmin bize sunduklarına ve rahatlığa çok fazla alıştık. Artık emek ve işgücü değil, teknoloji ağır basıyor. Ama sistemler zaten çökmesi için vardır ve elbet bunlar da çökecektir bence. Hiç memnun değilim ben içinde bulunduğumuz sistemden. Memnun olsam içimde öfke patlamaları yaşamam. Düzensizlik, sistemsizlik, saygısızlık, ayrımcılık... Bunlardan hiç memnun değilim. Kürtlere ikinci sınıf vatandaş muamelesi yapılmasından da... Kimse ayrıcalıklı değil, hepimiz eşitiz ama ben bunu anlatamıyorum. Mesela sette bana konfor olarak ne sunuluyorsa aynı şeyleri başkaları için de istiyorum. Sette çalışanlar bir istekleri olduğunda bana söylerler zaten hep. Ben giderim bunun için kavga ederim. Gerçekten yapımcıyla burun buuna geldiğim oluyor mesela. Bunlar normal aslında, konuşulacak şeyler de değil. Her şeyin karşısında durabilirim ben. Anarşistim zaten. Bence sınırlar olmamalı. Eşit olunmalı ve farklılıklara izin verilmeli. Benim için ideal sistem bu...

Babanızın sayesinde mi hak, adalet ve eşitlik kavramlarının bu kadar farkındasınız?

Evet, çok şey öğretti babam bana, harika biriydi. Babamı kalp krizi değil, sistem öldürdü zaten. Ben hâlâ 8’den sonra kapının, telefonun çalmasından tedirgin oluyorum. Çünkü ben 8-9 yaşımdayken, yani 1986-1987 gibi bir gece kapımız yumruklarla bangır bangır çalmıştı. Ben de uyandım tabii. Salonun kapı aralığından 8-10 tane kocaman adamın içeri girdiğini gördüm. Evi altüst ettiler. Her yeri aradılar. Sonra babamı alıp götürdüler. Bir hafta sonra babam eve gelmedi. Geldiğinde her yeri yara bere içindeydi, birkaç dişi dökülmüştü. Perişan bir haldeydi. Annem günlerce pansuman yaptı. İki, üç gün sonra babamı gelip tamamen alıp götürdüler, 2 yıl içeride kaldı. Gençliğinde yaptığı faaliyetler sisteme göre bir hataydı ve onun acısını çektirdiler. O zaman tam anlamıyordum tabii ama babam ölünce çok öfkelendim. Babam hapisten çıktıktan sonra mahvolmuştu, çok perişan oldu. Makine kimya alanında memurdu babam ve hiçbir devlet kurumu ona iş vermedi. İşsiz kaldı, yıprandı ve kalp krizi geçirdi. O yüzden kalp krizi değil, sistem öldürdü...

Yorumlar

üzülme evrim akın

16 Temmuz 2010, yazan Ziyaretçi,
Yorum no: 3893

bunlar hep alçaklar sen üzülme onların uzak dur baban öldüğü üzüldüm ama olsun hiç üzülme

 

 

AdaptiveThemes