Skip to content

Farklı bir referandum haritası

19 Eylül 2010, ekleyen samata

Tam da referandumda yüzde 50'nin biraz üstünde hayır veren iller kırmızı renkle gosteriliyor, biraz altında verenler ise maviyle ve boykota pek bu haritalarda yer verilmiyor derken, Mahir M. Yavuz tarafından hazırlanan, gri skala kullanılarak, yüzdelik dilimler esas alınarak yapılmış ve boykotun gözetildiği farklı bir referandum haritası ile karşılaştım. Bu haritadan yola çıkarak, Karadeniz Bölgesi'nde ve İç Anadolu'da da hayır oranlarının aslında yüksek olduğu iller olduğunu farketmemiz ve ortalamanın çok üstünde hayır ve ya evet diyen illeri görmemiz mümkün. Ayrıntılı bir boykot ve katılım değerlendirmesi ve harita kulanımıyla ilgili kimi çıkarımlar da bu yazıda mevcut: http://casualdata.com/extra/referandum2010/

İLGİLİ HABER:

2009 seçimiyle karşılaştırmalı referandum sonuçları

Yorumlar

Benzer bir harita

19 Eylül 2010, yazan Ziyaretçi,
Yorum no: 4677

Vatan gazetesinden:

Referandumla ilgisi olmayan tarihi bir kutuplaşma haritası

20 Eylül 2010, yazan samata,
Yorum no: 4684

Kim bilir, belki bu haritanın da referandumla bir ilgisi vardır, o dönemde Anadolu'nun topraklarında entrika, kutuplaşma, yaşam tarzı farklılaşması eksik değilmiş :)

Kaynak: Haritayı internet ortamına taşıyan arkadaşım Foti Benlisoy.

Daha güzel bir harita: Referandumda İlçeler

20 Eylül 2010, yazan Ziyaretçi,
Yorum no: 4685

http://tr.wikipedia.org/wiki/Dosya:2010_referandum_ilceler.png

Burada 'Laik kesimler' tanımının yetersiz kalacağı bir tablo var. Alevilerin (Arap ve Zaza aleviler dahil, Tunceli, Hatay vs.); Balkan Göçmenlerinin (Trakya, Marmara, Ege); Laz, Gürcü, Azeri ve Terekemelerin, yani eski Sovyet sınırının (Kuzeydoğu sınırı) hayır dediğini net olarak görüyoruz. Görülen başka bir şey de Karadeniz'deki il merkezlerinin de bazılarının hayırcı olduğu. Bu haritada Kürt illeri işaretlenmemiş. Ayrıca Bursa'nin ve İstanbul ilçelerinin daha çok hayırcı olduğu ortada. (Ayrıca geniş coğrafya hayırcı görünüyor ama nüfus yoğunluklarına göre bakılsa, o evetçi geniş bölgelerin daha ziyade insansız bozkır ve ovalar olduğu açıktır.)

Burada, Erdemol'un makalesinin altındaki tartışmada 'Sünni-Türk çoğunluğun tecihleri de marksist analize girmiş ya vah vah' diye aklınca laf sokan arkadaşa Marx'ın yahudi sorunu vb konularda yazdığı yüzlerce sayfayı hatırlatırım.

Alevi oyları daha detaylı olarak şöyle:
% 75 “Evet” diyen Malatya’da Arguvan % 71 , Hekimhan % 54 ile Hayır
% 79 “Evet” diyen Maraş’ta Nurhak % 56 ile Hayır
% 92 “Evet” diyen Muş’ta, % 79 ile Varto Hayır
% 77 “Evet” diyen Sivas’ta Divriği % 64 ile İmranlı % 69 Hayır
% 65 “Evet” diyen Tokat’ta % 53 ile Almus Hayır
% 58 “Evet” diyen Amasya’da % 57 ile Gümüşhacıköy Hayır
% 55 “Evet” diyen Ardahan’da, % 93 ile Damal Hayır
% 63 “Evet” diyen Ordu’da Gürgentepe % 53 ile Hayır
% 67 “Evet” diyen Nevşehir’de Hacıbektaş % 67 ile Hayır demiş

Evet verenlerin de 'yargıdaki dedeler', alevilere katli vacip fetvası veren şeyhülislamlara yapılan övgüler, 'komünistler de hayır veriyor', 'PKK'liler sünnnetsiz, Ermeni' vb. laflardan her daim coşkuyla etkilenen nüfus olduğu açık.

 

Melih Pekdemir'den harita yorumu

20 Eylül 2010, yazan Ziyaretçi,
Yorum no: 4691

Yazının tamamı şurada:
http://www.birgun.net/actuels_index.php?news_code=1284970807&year=2010&m...

Ama en ilginç bölümü sonu:

Ve haliyle üff! Tahlilden bıktıysanız, alın size bir fantezi:

Gün gelir AKP’nin stratejisi tersine döner. Küreselleşme (globalizasyon) sürecinde küreyelleşmenin (grobalizasyon) askerleri olan AKP cephesi karşısında, aynı sürecin küyerelleşme (glokalizasyon) dinamikleri ittifak halinde devreye girer. Nasıl mı? Süreç içinde, evet oylarının ağırlıkta olduğu bölgeler, Marmara, Ege, Akdeniz (ve birer küçük kale olarak Artvin ve Dersim) ile boykot oylarının olduğu bölgeler görece özerkliklerini ilan ederler. İlk üç bölgede sanayileşme ağırlıktadır, emekçi Kürtler ve Türkler zaten iç içe yaşamaktadır. Orta Anadolu’daki alevi toplulukları da bu bölgelere göç ederler. Sanayi proletaryası, yoksullar, ezilenler, zulüm ve sömürüye karşı bir arada yaşama ve mücadele tecrübesi edinirler, kendi özdeneyimleriyle bilinçlenirler. Merkezi hükümet ve dahi padişah gücündeki başkan acz içinde kalır… Sonrası? Sonrası ise artık bilinçlenmeye başlayan emekçi yoksul Müslümanlar ile devrimcilerin nihayet buluşmasıdır! Yani? “Allah kerim, tek yol devrim!” Ya da?

“Gerçekçi ol ama imkansızı da iste!”

 

 

AdaptiveThemes