Skip to content

'Kapak' polemiği

14 Eylül 2010, ekleyen safuska

Bugünkü (14 Eylül 2010) Hürriyet'te Ahmet Hakan'ın "Bu da bana kapak mı oldu?" başlıklı yazısını okuyanlar, Hakan'ın "evet" oylarının biraz fazla çıktığını görünce sevinçli bir telaş ile oturmuş 'cadde kızı' edasıyla makalesine başlık atmış" sözleriyle (kaynak) eleştirdiği köşe yazarının kim olduğunu merak edebilirler. Çünkü Ahmet Hakan yazısında ne "Bu da size kapak olsun" başlığını atan köşe yazarının,  ne de bu yazının yayınlandığı gazetenin adını vermiş. 

Hiç öyle çok uzağa gitmeye gerek yok, bu yazı, Taraf gazetesinde  Ayhan Aktar imzasıyla yayınlandı. Zafer sarhoşluğuyla kendini kaybetmiş olan AKP'ci liberal Aktar'ın "kapak" tartışmasını başlatan dünkü tarihli yazısından  (kaynak) bazı bölümleri , bu kişinin entelektüel seviyesi (yani olan biteni kavrayışı) ve üslubu konusunda aydınlatıcı olması bakımından aktarıyorum (koyulaştırmalar bana ait değil): 

"Ecevit kasketi ve yolsuzluk-yoksulluk edebiyatı ve ile HAYIR çıkar sandınız, ama çıkmadı. “Recep Bey’in havuzlu villası” gibi ucuzlukların peşine düştünüz, ama işini bilen bir devlet memuru olan Kılıçdaroğlu’nun havuzlu villası ortaya çıkınca madara oldunuz."

"Bu ülkeyi, 1970’lerde olduğu gibi, “bir lokma; bir hırka” ideolojisinin peşine düşer sandınız. Ama düşmediler! Toplumsal gerçeklerle ilişkiniz bozuk olduğu için, ortalama vatandaşın daha zengin olmak, daha çok tüketmek ve kendi üslubunca –başını örterek!- daha kaliteli bir hayat sürme özlemini anlayamadınız. Anadolu kentlerinde açılan alışveriş merkezlerinin büyük kentlerden daha fazla müşteri topladığını bile göremediniz. Çünkü hâlâ 1970’lerde yaşıyorsunuz."

"Olup bitenleri anlayıp değerlendirmekten, yeni şartlara uygun politikalar geliştirmekten âcizsiniz! Kusura bakmayın ama, AKP bir sürü hatasına rağmen sizin yanınızda 2000’li yılların modern teknolojisi ile üretilmiş bir otomobil gibi kalıyor. Evet, şoförü arabayı sert kullanıyor, kaldırımdan yola atlayanları hırpalıyor. Ama onunla yarışmaya çalışan sizler, 1975 model Anadol kamyonet gibisiniz. Yarışı kazanmanız, mümkün değil."

"Bu kafa ile, 2011 seçimlerinde nasıl olsa nal toplarsınız. "

İşte, Ayhan Aktar'ın kaleminden çıkan "analizleri" ve bunları ifade ediş tarzı bu şekilde.

Ahmet Hakan ise tartışmayı kendi adına şu sözlerle sonlandırmış:

"O zaman ona bir çift sözüm var: Yüzde 99.9 “evet” deseydi bile “hayır” demekteki gerekçelerimin çürütüldüğünü düşünmezdim.
Çünkü ben öyle bilirim ki: Ortaya konan bir metinle ilgili yaklaşımlar, tercihler ve gerekçeler, oylamayla falan haklılık kazanmaz, ancak geçerlilik kazanabilir.

“Hadi bu da sana kapak olsun” diyeceğim ama sen kapak tutmazsın ki..."

Hakan'ın son cümlesiyle ne demek istediğini anlamadığımı itiraf ederek, sadece aktarmakla yetinmek istedim. 

Yorumlar

Kapak tutmama meselesi

14 Eylül 2010, yazan Ziyaretçi,
Yorum no: 4560

Kapak tutmayacak kadar yalama olmuşsun, gevşeksin demek istemiş A.Hakan.

Teşekkür ederim...

15 Eylül 2010, yazan safuska,
Yorum no: 4575

Teşekkür ederim...

Ayhan Aktar'ı hiç dinlediniz mi

16 Eylül 2010, yazan Ziyaretçi,
Yorum no: 4604

Ayhan Aktar adındaki kişiyi hiç dinlediniz mi? Geçenlerde dinci-yandaş kanallardan birinde denk geldim. Bütünüyle anti-komünist ve liberal-faşist çizgide bir söyleme sahip.
Türkiye'de ne liberaller, ne de dinciler gerçekten derinlikli aydınlara sahip değil; bulabildikleri sadece degamoglar.

 

 

AdaptiveThemes