Skip to content

KMO-İstanbul: 'Depremde kimyasallar da can alacak'

13 Ağustos 2010, ekleyen Erkin Özalp

TMMOB’a bağlı Kimya Mühendisleri Odası’nın (KMO) İstanbul şubesi tarafından hazırlanan bir rapora göre, İstanbul’da üretilen, taşınan, depolanan ve kullanılan kimyasal maddeler, gerekli önlemler alınmazsa, olası bir depremde çok sayıda kişinin ölümüne yol açabilirmiş. KMO İstanbul Şubesi’nin rapor hakkındaki basın duyurusu şöyle:
 
 
Beklenen Depremde Kimyasallardan Kaynaklı Tehlikeler Binlerce Can Alabilir!
 
17 Ağustos Depremi’nin yıldönümün yaklaştığı bu günlerde kamuoyu yeniden deprem tehlikesini hatırladı. Meslek Odaları, dün olduğu gibi bugün de bu tehlikeye ilişkin bilgi üretmeye ve kamuoyu yaratma çabasına devam etmektedir.
 
Kimya Mühendisleri Odası (KMO) İstanbul Şubesi olarak, Deprem Çalışma Grubumuzun hazırladığı ve ekte yer alan rapor çok çarpıcı sonuçlar ortaya çıkardı.
 
Bu rapora göre İstanbul’da bir yılda üretilen, taşınan, depolana ve kullanılan kimyasal miktarları aşağıdaki gibidir :

Alanlar
Tahmini En Çok Miktar
Fatih Sultan Mehmet Köprüsü Geçişi
732 bin 600 ton
İstanbul Boğaz Geçişi
144 milyon 500 ton
LPG Sektörü
400 bin ton
Akaryakıt Sektörü
408 bin 820 metreküp
Ana Kimya Sanayi Üretim Kapasitesi
44 milyon 500 ton
Doğalgaz Kullanımı
Yaklaşık 5 milyar metreküp
 
KMO İstanbul Şubesi olarak gerçekleştirdiğimiz depreme dayalı kaza senaryolarında ortaya çıkan sonuçlar halkımızı ve yetkilileri bir kez daha uyarmamıza neden oldu.
 
Gerçekleştirdiğimiz hesaplamalara göre, Ambarlı bölgesinde deprem sonrası bir LPG küresinin gaz borusunun kırılması sonucu çıkabilecek yangın, 400 metre ötede bulunan insanlara zarar verme ve ilk 89 metrede bulunan canlıları öldürme potansiyeline sahip. Küreye 20 metre mesafede bulunan binaların tamamen çökmesi söz konusu.
 
Hazırladığımız bir başka kaza senaryosuna göre, 100 tonluk bir amonyak tankından sızan 68 ton amonyak, ilk 700 metredeki tüm canlıları öldürecek denli tehlike potansiyeline sahip. Tanktan 2,3 kilometre ötede yaşayanlar önemli derecede zarar görecek, bu etki 8 km boyunca devam edecektir.
 
KMO İstanbul Şubesi tarafından hazırlanan raporda, alınması gereken önlemler (kimya mühendislerini doğrudan ilgilendirenleri ön plana çıkarılarak) şöyle sıralanıyor:
 
1. 6269 sayılı “Kimyagerlik ve Kimya Mühendisliği Hakkında Kanun”da belirtildiği üzere kimya hizmetleri ile kimya teknolojisi ve uygulanmasına ilişkin işleri bulunan işyerleri, bu işlerle ilgili olarak bir “Sorumlu Müdür” bulundurmak zorundadır. Belediye ve Çalışma Sosyal Güvenlik Bakanlığı yetkilileri gerek ruhsat, gerek denetim aşamalarında bu zorunluluğu uygulamalı ve Kimya Mühendisi Sorumlu Müdür bulundurmayan işyerlerine yaptırım uygulamalıdırlar.
 
2. İşyeri Açma ve Çalışma Ruhsatlarına İlişkin Yönetmelik’te tanımlanan ‘İlgili Meslek Odalarının Temsilcisi’ sorumluluğu gereğince, yerel yönetimlerce kurulan ruhsatlandırma komisyonuna Kimya Mühendisleri Odası dahil edilmelidir.
 
3. Yerel Yönetim, Kimya Sanayicileri, Valilik, Kimya Mühendisleri Odası ve ilgili diğer kurumlardan oluşan kentsel risk yönetimi kurulları - komiteleri-birimleri- oluşturulmalıdır. Kimyasal Maddelerden kaynaklı risklerin yönetimindeki tüm kademelerde, hem toplumun yararını gözettiği için hem de bilgi birikimi dolayısıyla, KMO’nun taraf olarak yer alması sağlanmalıdır.
 
4. Tehlikeli bir kimyasalın üretiminden son ürününe kadar oluşumu aşamalarında meydana gelecek her türlü emisyon, imisyon ve ortaya çıkacak atık miktarlarının tespitinin yanı sıra; doğal afet ve olası kazalarda can ve mal güvenliğini önlemeye önemli katkı sağlayacağı nedeniyle il ve bölge bazında "Tehlikeli Kimyasal Maddeler Envanteri" çıkartılması gerekmektedir. Kent içindeki kimyasalların envanteri tek bir elde toplanmalı ve kamu ile paylaşılmalıdır.
 
5. Büyük Endüstriyel Kazalara yönelik acil durum planları hazırlanarak, kamuoyu ile paylaşılmalı ve vatandaşlar hangi durumda tahliye olacakları vb. bilgilere sahip olmalıdırlar.
 
6. Yerleşim alanlarının içinde kalmış kimyasal üretim, depolama vb. tesislerinin kent dışına taşınmasının gerçekleştirilmesi gerekmektedir.
 
7. Kimyasal üreten, depolayan tesislerin sel yataklarından kaldırılması gerekmektedir.
 
8. Genel bir kural olarak, kimyasal maddeler havuz ve ayrı bir drenaj içine alınmadan depolanmamalıdır. Bu konuda var olan mevzuatın uygulamadaki denetimi eksiksiz sağlanmalıdır.
 
9. Kimyasalların güvenlik bilgi formlarının işyerlerinde ve ilgili birimlerde bir veri tabanı çerçevesinde bulunmasını sağlayacak bir organizasyon kurulmalıdır.
 
10. Kimyasal madde kazalarında müdahale yöntemini belirleyen, karar üretme süreçlerinin bilgi temelli hale dönüştürülmesi gerekmektedir.
 
11. İstanbul itfaiyesinin deniz biriminin bir an önce kurulması gerekmektedir.
 
12. İstanbul itfaiyesinin kimyasal madde kazalarına müdahale kapasitesi arttırılmalıdır.
 
13. Kara, deniz ve raylı sistemlerde taşınan kimyasalların yarattığı riskler tek bir elden yönetilmelidir.
 
14. Kimyasal madde tanklarının esnek boru bağlantısına sahip olmaları bölgesel bir standart olarak hazırlanmalıdır.
 
15. Yangın Önlem Yönetmeliği çıkarılmalıdır.
 
16. Kentsel Risk Yönetimi raporu hazırlanmalı ve ilgili tüm bileşenlere bu çalışmada yer verilmelidir.

 

 

AdaptiveThemes