Skip to content

Londra-Paris-Amsterdam-Seferihisar bisiklet hattı

11 Ağustos 2010, ekleyen Ali Mert

Bir buçuk yıl kadar önce, şu anda bulunduğum adaya (Kıbrıs) geldiğimde asabımı en çok bozan şeylerden biri de otomobiller ve trafik idi. Bisikletle rahatlıkla dolaşılabilecek/seyahat edilebilecek bir adada, her şey otomobillere göre ayarlanmıştı. Marketinden "take away restoranları"na (Amerikan) yaşam biçimi de ona göre kurulmuştu.Sonra sıcaklar bastırınca, "Eh, bu sıcakta bisiklete binersen buharlaşırsın, klimalı arabaları seçmek zorunluymuş galiba" diye düşünüp boş vermiştim. Halbuki, bunun (ilk ve son) baharı ve "kış"ı da vardı. Oysa, İngiliz yerleşimcilere hizmet veren Pakistanlı bahçevanlar dışında bisiklet kullanan neredeyse yoktu. Bugün, Oktay Ekinci'nin yazısını okuyunca yine aklıma kondu. Bisikletsiz olur mu? 

                                  

İlker Maga'nın "Bisiklet Ateşi" adlı projesinden bir fotoğraf

Seferihisar-Londra-Paris-Amsterdam hattında, şu bilgileri vermiş Ekinci, "Kent Bisikletleri" başlığını attığı makalesinin başında:

Seferihisar sayesinde bizim de gündemimize giren “Yavaş Şehir” hareketinin kent içi ulaşımda “bisiklet”i yeğlediğini duyduğumuzdan beri “ah keşke” diyor, seviniyoruz...

Ne var ki aynı hareketin, nüfusu 50 binden az ve “sakin”liği seçen kentleri kapsamasından ötürü de bisikleti hep küçük ölçekli yerleşmelere yakıştırıyoruz...

Oysa bırakın 50 bini, 100 bini; Paris, Londra, Amsterdam gibi milyonların yaşadığı “Dünya metropolleri”nde bile bisiklet artık en çok ilgi gösterilen “toplu taşıma aracı”na dönüşmek üzere.. BBC’nin 30 Temmuz’daki Türkçe yayınında yer alan haber şöyleydi;

“Dünyada, bisiklet kiralama sistemi uygulayan kentler arasına Londra da girdi. Yılsonuna kadar kent çapında 400 ayrı noktaya yerleştirilecek altı bin bisiklet halkın kullanımına açılacak.”

Belediyeye ait “kiralık kent bisikletleri” uygulaması önceki yıl Paris’te başlatıldığında, kiralanan bisikletlerin birçoğu çalınmış… Buna rağmen belediye yönetiminin ısrarlı tutumuyla sürdürülen sisteme üye olan Parisli sayısının 15 bine yaklaştığı belirtiliyor.

Londra Belediyesi de aynı tutumu elden bırakmayınca, üye sayısı şimdiden bisiklet sayısının iki katına ulaşmış. BBC’nin haberinde şu ayrıntılar da var: “Kiralanan bisikletler 23 kilo ağırlığında ve üç vitesli. Ağırlık ve hız düşüklüğü, insanları, bisikletleri uzun süre ellerinde tutmaktan caydırma amacı taşıyor.”

Londra Belediye Başkanı Boris Johnson, kiralama sistemi sayesinde kentin geleneksel renklerinde yenilenme olacağını söylüyor. Çünkü “mavi” bisikletler de çift katlı “kırmızı” otobüsler ve “siyah” taksiler gibi kentin simgesi haline gelecekler... Kendisi de evinden işyerine bisikletle giden Johnson, Londra’yı dünyanın en yaygın bisiklet kullanan kentlerinden biri yapmayı hedefliyor. 

Uygulama İstanbul'da başlarsa, bisikletlerin çalınma hızı konusunda Paris'in sollanacağı açık! Ekinci'nin İzmir başta olmak üzere, üç metropol için de umudu var yine de:

Haberi okuyunca geçen mart ayında İzmir’de düzenlenen “Bisikletle İzmir Kültür Gezisi”ni anımsadım. Etkinliği düzenleyen “İzmir Bisiklet Derneği” basın açıklamasında diyordu ki; “Amacımız kent içi ulaşımda bisiklet kullanımının yaygınlaşmasına; alternatif ulaşım aracı olarak hatırlanmasına ve daha çok insanın bisiklete binmeye özendirilmesine katkıda bulunmak...”

Derneğin bunun için düzenlediği hafta sonu turları ve perşembeleri yapılan akşam turlarına ek olarak Bisikletle İzmir Kültür Gezisi’nin güzergâhı da Alsancak Vapur İskelesi önünden başlanmak üzere şöyle belirlenmişti: “TCDD Tarih ve Sanat Müzesi - Ahmet Piriştina İzmir Arşivi ve Müzesi - Agora ve Arkeoloji Müzesi...”

İzmirlilerin bu önderliğini bir kez daha alkışlarken sözü yine BBC’nin haberine getirmek istiyorum.

Örneğin belediye başkanının da evinden işine bisikletle gitmesi bizim kentlerimizde acaba ne zaman olabilir?

Köyde, kasabada ya da küçük bir tatil beldesinde değil, söz gelimi İstanbul’da, Ankara’da hatta İzmir’de bile bunun “olabileceği”ni düşündüğümüz anda gerçekten “uygarlaşıyoruz” demektir.

Ekinci'nin en başta sözünü ettiği Seferihisar ve "Yavaş Şehir" neymiş diye merak ederseniz, o da ilgili belediyenin internet sitesinde şöyle anlatılıyor:

SEFERİHİSAR BİSİKLETLE TANIŞIYOR
Seferihisar Park Kafe ve Sığacık Düz Alan’da oluşturulan bisiklet duraklarında, “Seferihisarlı Kartı” sahipleri bisikletleri ücretsiz olarak kullanacak.
Cittaslow (Sakin Şehir) “Güvenli Ulaşım ve Trafik İçin Planlar” ve “bisiklet yolları” kriteri kapsamında bisiklet yolları oluşturuluyor ve birçok gelişmiş şehirde örnekleri olduğu gibi Seferihisar’da da bisiklet garajları oluşturularak bisiklet kullanımı arttırılıyor. Trafiğe kapatılacak yollarda daha güvenli ve sağlıklı ulaşım bisikletlerle sağlanacak.
Seferihisar Park Kafe ve Sığacık Düz Alan’da oluşturulan bisiklet garajlarında toplam 50 adet bisiklet kiralanmak üzere hazırlandı. 20 Temmuz Salı gününden itibaren dileyen herkes Seferihisar yollarında ulaşımı bisikletle gerçekleştirecek. Seferihisar Belediyesi tarafından vatandaşlara başvuran vatandaşlara verilecek olan Seferihisarlı Kartı ile bisiklet kiralama ücretsiz olacak.
Seferihisarlı Kartına sahip olmak için Seferihisar Belediyesi Bilgi İşlem Birimi’ne başvurmanız yeterli olacak.

Kaynak: http://www.seferihisar.bel.tr/index.php?option=com_content&view=article&id=235&catid=3

 

 

AdaptiveThemes