Skip to content

Sendika düşmanı Bilgi Üniversitesi'nin 'hoca' listesi

8 Mayıs 2010, ekleyen Fatih Polatlı

Pek bir “demokrat” özel eğitim kurumumuz Bilgi Üniversitesi, sendikalı çalışanlarını işten çıkarıyor... Görünürde her türden fikre açık olan, DSİP’lilerin “Marksizm” toplantıları düzenlediği bu üniversitenin öğretim üyeleri arasında, aşağıdaki isimler de yer alıyor:

 
 
Prof. Dr. Asaf Savaş Akat, Prof. Dr. Burhan Şenatalar, Prof. Dr. E. Ahmet Tonak, Prof. Dr. Erol Katırcıoğlu, Prof. Dr. Gülten Kazgan, Prof. Dr. Hasan Kirmanoğlu, Prof. Dr. Nurhan Yentürk, Dr. Mahfi Eğilmez, Yrd. Doç. Dr. Ömer Madra, Soli Özel, MA, Prof. Dr. Jale Parla, Prof. Dr. Murat Belge, Prof. Dr. Nazan Aksoy, Doç. Dr. Ferda Keskin, Bülent Somay, MA, Prof. Dr. Mete Tunçay, Yücel Demirel, Prof. Dr. Ali Nesin, Prof. Dr. İlhan Usmanbaş, Doç. Dr. Hale Bolak Boratav, İskender Savaşır, MA, Doç. Dr. Semra Somersan, Prof. Dr. Aydın Uğur, Yrd. Doç. Dr. Pınar Kür, Başar Başarır, MA, Kürşat Bumin, MA, Can Kozanoğlu, MA, Güneri Civaoğlu, Hülya Ekşigil, Yaprak Özer, Ahmet Şık, Prof. Dr. Haluk Şahin, Fikret İlkiz, Niyazi Dalyancı, Prof. Dr. Feride Çiçekoğlu, Derviş Zaim, MA, Fatih Özgüven, Prof. Dr. Rona Serozan, Doç. Dr. Yaman Akdeniz.
 
"Akademik kadro"nun tam listesi için: http://www.bilgi.edu.tr/pages/UnderGraduates/staff/index_tr.htm
 
Bilgi Üniversitesi’nin sendikal örgütlenme çalışması yürüten işçilerinin gündemi hakkında bilgi almak içinse şu adrese başvurabilirsiniz:
 
http://www.bilgicalisanlari.com/
 
Bu arada, sendikalı oldukları için işten atılan Bilgi Üniversitesi çalışanları için, 8 Mayıs Cumartesi günü Taksim'de bir eylem gerçekleştirilecek. Bu konudaki duyuru şöyle: 
 
HERKESİN BİLGİSİ OLSUN!
 
Cumartesi günü saat 19:00’da Taksim Tramvay Durağı’nda
buluşuyoruz; dostlarımızla birlikte Galatasaray Lisesi’ne yürüyoruz.
 
ÇÜNKÜ,
Tam da sendikamızın yetki almasına ramak kalmışken
Sendikalı 4 Bilgi çalışanı, hukuka aykırı biçimde işten atıldı.
İşten çıkarma “gerekçe”lerine kampüslerimizdeki kuşlar bile inanmadı,
OYSA BİZ,
HEP BİRLİKTE bilim üretiyoruz,
HEP BİRLİKTE Bilgi üretiyoruz;
Ürettiğimiz Bilgiyi HEP BİRLİKTE paylaşıyoruz.
İŞTE BU YÜZDEN,
iyi günde de kötü günde de HEP BİRLİKTE olacağımızı,
sendikamızdan, haklarımızdan, işimizden, iş güvencemizden vazgeçmeyeceğimizi
Bilginin dayanışmasını, dayanışmanın Bilgisini HEP BİRLİKTE üretmeye devam edeceğimizi,
arkadaşlarımız işe geri alınana, sendika hakkımıza saygı duyulana kadar hiç susmayacağımızı,
duyurmak için
Cumartesi günü saat 19:00’da TAKSİM’DE BULUŞUYORUZ,
1 Mayıs’ta Taksim’e yakışan ayak izlerimizi takip ediyor
HEP BİRLİKTE YÜRÜYORUZ.
 
İSTANBUL BİLGİ ÜNİVERSİTESİ ÇALIŞANLARI       DİSK/SOSYAL-İŞ SENDİKASI
 
 
 

Yorumlar

Özel Üniversite Demokrasisi!

9 Mayıs 2010, yazan Serdal Tümkaya,
Yorum no: 3277

Bilgi olsun diğerleri olsun özel bir üniversite, ancak "demos"; burjuvaziden, mülk sahibi sınıflardan ibaretse "demokrat"tır. Başka türlü demokrat olunabilir mi ki? Adı üzerinde, o bir "özel mülk"tür. Mülkiyetin özel şahıslarca sahiplenilmesinin dolaylı görüntülerinden birisidir. Ders programları ABD sistemin rezil bir taklit taklididir. ABD'nin kendi kaynakları ve toplumsal yapısına göre şekillenmiş bir eğitim anlayışını, kendisine benzemeyen bizim memlekete monte etmeye çalıştıklarından ortaya bir "hilkat garibesi" çıkmıştır. 

 
Özel üniversitelerde, hocalar İngilizce konuşur; ama öğrenciler Türkçe düşünür. Ödev yazılması gerektiğinde, öğrenci öncelikle Türkçe bir kaynağa başvurur. Oradan konuyu anlamaya çalışır. Genelde başarılı olmaz; çünkü dersi İngilizce dinlemiştir, ama okuduğu metin anadil Türkçesidir. Ardından başlar metni çevirmeye. Son halini verdiği metin buram buram çeviri kokar. Çıkar dersi veren yurttaşın karşısına (geri-bildirim almak için), yer sağlam azarını...
 
Daha kolay yöntemler de var elbette. Girer hemencecik ödev sitelerine. Basar, kaç kuruşsa ederi yeni yazılacak ödevin. O kadar doğal gelir ki bu öğrenciye yaptığı, ne de olsa babası da fabrikasında aynı işi yapıyordur. İş-gücüne "hakkı"ını vererek "emek"i piyasaya sürmektedir. Öğrenci daha az doğal bir iş yapmamıştır. O da "işgücü"ne ödeme yapmıştır. "Emek"i alıp hocasının önüne sürmüştür. Karşılık olarak ise para yerine şirin bir "A" almıştır. Devre başlar: "A" ardından mezuniyet ortalamasına dönüşür. O da iyi bir işe; yani yüksek bir ücrete. Her şey kendi değerine değişilmiştir. Bu öğrenci sonsuza kadar yaptığının ne kadar da "doğal" olduğuna, dahası iş-gücünü satın aldığı öğrenciye "değeri"nden fazla ödeme yaptığına inanmaktadır. 
 
Özel okullar hakkında yazılabileceklerin sınırı yok. Sahtekarlık, ikiyüzlülük, entrika, sömürü, saygısızlık, aptallık vb. lerinin sınırsızca karşınıza çıkacağı kurumlardır. Ben şimdilik sadece özel üniversitelerin pek "özel" öğrencilerinin, çok "özel" düşünme biçimine işaret etmiş olayım. 

Bu haber metniyle iletilmek

10 Mayıs 2010, yazan Ziyaretçi,
Yorum no: 3283

Bu haber metniyle iletilmek istenen mesajın ne olduğu çok muğlak. Evet Bilgi Üniversitesi'nin mevcut yönetimi sendikal harekete ve bu gayreti gösterenlere karşı suç işliyor. Fakat kapısına bir işaret bırakılır gibi Üniversite hocalarının listesinin verilmesindeki maksat nedir. Üstelik sendikal hareketi destekleyen ve ilk imzaları atanlar onlarken. insanların nefret odakları yaratmaları çok rahatlatıcı gerçekten, en azından net bir tavırları olabiliyor ama yarım yamalak, kulaktan dolma bilgiler, içi boş slogan nitelikli fikirlerle yargıda bulunmak, en azından biraz düşünüldüğünde istenilen rahatlamayı sağlamıyor. Bilgi üniversitesinin hocalarına kara çalmak yerine neler dediklerini ve ne yapmak istediklerini anlamaya çalışmak kişiye çok şey katabilir ama sabit bir fikre sahip olmanın rahatlığını da vermez açıkçası..

Haber metni...

10 Mayıs 2010, yazan Fatih Polatlı,
Yorum no: 3285

Gerçekten de, bu haber metninin "mesaj vermek" (hele işaret koymak, karalamak vs.) gibi bir amacı bulunmuyordu. Sendikal örgütlenme çalışmaları (ve üniversite yönetiminin sendika düşmanı tutumu) ile gündeme gelen Bilgi Üniversitesi'nin ne tür bir öğretim üyesi profiline sahip olduğunu göstermeye yönelik bir "haber" metni bu, yalnızca... Eğer bir "mesaj" çıkarılacaksa, şöyle bir şey olabilir: Bilgi Üniversitesi'nin sendika düşmanı yönetimi, bir taraftan da, solcu öğretim üyeleriyle, "kapsayıcı" bir görüntü çizmeye çalışıyor...

Bilgi Üniversitesi öğretim üyelerinden bazılarının sendikal örgütlenme çalışmalarına destek verdiği doğru. Bu vesileyle, işten atılan sendika üyeleriyle ilgili olarak yönetimle yapılan bir görüşmeye Prof. Dr. Ertuğrul Ahmet Tonak, Yrd. Doç. Dr. Murat Paker, Öğretim Görevlisi Christopher Stephenson ve Araştırma Görevlisi Reyda Ergün'ün katıldığını eklemekte yarar var (Kaynak). Ayrıca, işten atılanlara destek imzası verenler arasında, pek fazla profesör, doçent ve yardımcı doçent görülmese bile, Bilgi Üniversitesi'nden de çok sayıda isim bulunuyor (Kaynak).

Ama bu durum, Bilgi Üniversitesi'nin öğretim üyeleri arasında liberallerin ciddi bir ağırlığa sahip olduğu gerçeğini değiştirmiyor. Ve çalışanlara destek verenler arasında isimleri pek geçmiyor... Üstelik, Bilgi Üniversitesi'nin liberal (ve liberal solcu) öğretim üyelerinin pek çoğu, sözlerini dinletmek için gereken olanaklara fazlasıyla sahip durumda.

Merakla izleyeceğiz işte Asaf

10 Mayıs 2010, yazan Ziyaretçi,
Yorum no: 3288

Merakla izleyeceğiz işte Asaf Savaş Akat, Mahfi Eğilmez, Ömer Madra, Murat Belge, Ali Nesin gibi isimlerin sendikalaşma çalışmalarına nasıl destek olduklarını. Fena mı? Haberi yazanın bilinçaltında kara çalma dürtüsü olsa dahi haber sayesinde Bilgi hocalarının balçıkla sıvanamayacağını öğreniriz belkide.

Ezber ve önyargı bu kadar bol olunca hata yapmak kaçınılmazdır

9 Haziran 2010, yazan Ziyaretçi,
Yorum no: 3539

Zira, Murat Belge başta olmak üzere bu sayfada adı geçen Bilgi öğretim üyelerinin çoğu ilk günlerden beri sendika üyesidir ve bu süreci değişik düzeylerde desteklemektedirler. Ne oldu şimdi, şu 'liberal' ezberiniz bozuldu mu?

 

 

AdaptiveThemes