Skip to content

Taziye mesajı iletmenin belli başlı güçlükleri

24 Haziran 2010, ekleyen Ali Mert

Bir tanışım geçenlerde, İlhan Selçuk’un ölümünün ardından, “İyi yolculuklar İlhan Selçuk...” dedi. Tanışımın tanışı da kızıverdi; “Bu da ne yalan bir ağız. Sanki adam Paris seyahatine gitti” diye.  Muhtemelen birbirlerini silmişlerdir defterden. Her neyse, bu “polemik” sayesinde, benim de aklıma “taziye yahut başsağlığı mesajı vermenin/iletmenin belli başlı güçlükleri” geldi.

Önce “ışıklı mesajlar” dizisi ve güçlükleri var:

“Işıklar içinde uyu”, “Işıklar içinde yat”, “Işıklar içinde ol”, “Işıklar içinde kal”, “Işıklar üzerinde olacak”, “Nur içinde uyu”, “Nurlar içinde yat”, “Yattığın yer nur olsun” gibi çok sayıda örneği mevcut...

“Ziya içinde yatmak” versiyonuna ya da “ziyalı” mesajlara rastlanmıyor. Yalnız “taziye” sözcüğünün kendi içinde “ziya” var gibi. Etimoloji sözlüğüne bakıyoruz, Arapça kökeniyle önce “ta’ziya” diye ayrıldığını görüyoruz “acaba” diyoruz; ardından azâ’nın ayrıştırıldığını ve  bunun “metanet”, “ölüm karşısında ağırbaşlılık” anlamına vurgu yapılıdığını fark ediyoruz. Yani, “işin doğasında ziya” var diyemeyiz. Yine de emin değiliz!

Peki, bu “ışık” meselesi nereden geliyor; toprağın derinleri karanlık olduğuna göre naif bir “orada da ışık olsun, karanlıkta kalma” dileği mi, onun bu dünyadaki aydınlığı toprağın karanlığını bile aydınlatacaktır iddiası mı? İkisi de olabilir, başka şeyler de olabilir ancak bu serideki asıl sorun; “nur”un nurculuk akımıyla bir ilişkisi var mı, ışık/nur/ziya üçlüsü masonik yahut kabalacı dizgelerde başrolde olduğu için yan ve de gizli anlamları mevcut mu, “aman başsağlığı mesajı vereyim derken bilmeden başka dinsel tuzaklara düşmeyelim” gibi mevzular.  Bu ve benzeri soruların ortasında “naif mesaj” vermek bile zor iş!

“Toprağı bol olsun” ışık meselesine hiç girmeyen ayrı bir versiyon. Gizli sembollerle pek ilişkisi olmadığı için kullanılabilir gibi. Yalnız “Toprağı gür, ışığı bol olsun”, “Toprağına ışıklar yağsın” türünden ışığı yine devreye sokan çeşitlemeleri de var. Dikkat!

“Allah rahmet eylesin”, “Allah günahlarını/taksiratını affetsin”, “Mekânı cennet olsun”, “Ruhu şad olsun”, “Ruhuna fatiha” ve benzeri mesajlar malum, inanmayanlar yahut “gayri müslimler” için sorunlu. “Rahmet”in merhamet, esirgeme, şefkat gösterme ve “şad”ın mutlu, neşeli, sevinçli anlamlarının korunduğu ve fakat dinsellikten ayrılmış versiyonlar mevcut değil.

“Huzur içinde yatsın”, “Rahat uyusun” vb. İngilizce “rest in peace – rip” mesajından arak olduğu için uygunsuz!

“Güle güle ...”, “Uğurlar olsun, “Hoşçakal”, “Sonsuzluğa uğurluyoruz” serisi “nötr” ve sorunsuz gibi, lakin yukarıda olduğu gibi “Amma yalan söylem, sanki Paris seyahatine gitti” türü eleştirilere açık!

“Anısına saygıyla”, “Saygıyla selamlıyorum”, “Anısı önünde saygıyla eğiliyorum”  türünden mesajlar da saygıya abanan “nötr” mesajlar arasında, özel bir sorunları yok gibi, ama “saygı”yı özellikle belirtmek istemiyorsanız, havada kalıyor. “Derin teessüf içerisindeyiz”, “Elem ve keder içindeyiz”, “Üzüntümüz sonsuz” serisi ise "saygı"yla paralel ama bu kez sadece "üzüntü"ye abanıyor, genel olarak da taziye mesajlarının sonunu bağlamakta kullanılmıyor, başlarda/ortalarda geçiyor!

Yaşar Kemal’in, yanılmıyorsam Demirciler Çarşısı Cinayeti romanında geçen “O güzel insanlar, o güzel atlara bindiler, gittiler” sözleri nadiren de olsa kullanılan edebi bir taziye mesajı. “... çekip gittiler”, “....bizi mahzun bırakıp gittiler” gibi versiyonları da var ama pek kullanan yok.

En iyi “başsağlığı” mesajı yine “başsağlığı”nın kendisi galiba. “Başınız sağolsun”, “Başımız sağolsun”, “Kalanların başı sağolsun”, “Sevenlerinin başı sağolsun/ Sevenlerine ve yakınlarına başsağlığı dileriz” gibi versiyonlarda kimse laf çakmaz, çok fazla “tedirginlik” yaşanmaz!

Evet, bu faydasız (talep üzerine sonradan "faydalı" yaptığım) yazı, yalnızca konuyla ilgili tedirginlikleri safça dile getirmek için, pek araştırma yapılmadan öylesine yazılmıştır. Başka bir art niyet aramayınız... Geçmiş olsun... Ancak buna da “daha geçmedi” denebilir, tehlikeli!.. 

Yorumlar

Taziye Mesajları Güçlükleri (Devam)

24 Haziran 2010, yazan Burcakman,
Yorum no: 3686

Bence hiç de faydasız bir yazı değil. Bu benim de üzerine kafa yorup sonunda bir çözüme bağlayamadığım bir konu aslında. Benzer kaygıları dile getirdiği için kişisel olarak yazının son derece "faydalı" olduğu kanaatindeyim (yani yazıyı "faydalı bilgilere" alın demek istiyorum burada). 

Hem sol kültüre yakın olup hem de sloganvari bir nitelik taşımayan bir taziye mesajı bulamıyorum. Ali Mert'in ilk bölümde değindiği mesajların hemen hepsi  "öteki dünya" göndermeli olduğundan uygun düşmüyor. "Toprağı bol olsun" diğerlerine göre sanki daha iyi gibi ama bunda da neyin kastedildiğini ben pek anlayamıyorum. Mesaj içermeyen bir mesaj gibi geliyor kulağa. Ali Mert'in nötr kategorsine aldığı mesajlar ise gerçekten fazla nötr, yani duygudan ve üzüntü bildirmekten biraz yoksun görünüyor.

Üzüntü bildiren mesajlara gelince, bunlar da yazarın da değindiği üzere ve İngilizceden bildiğim kadarıyla taziyeden gerçekten ayrı bir kategori kabul edilebilir. İngilizce'de taziye için "condolences"; üzüntü, duygudaşlık belirtilenler için ise "sympathy" deniyor ve bu ikisine özgü ifadeler genellikle birbirinden ayrı oluyor. 

"Başsağlığı", "Başımız sağolsun"a gelince, aslında bu da pek sorunsuz değil. Buradaki "baş", bunu söylerken çok emin değilim ama, insanın kafası (yani yaşamı) anlamında değil, toplumun/topluluğun "başı" yani bir tür şef, lider gibi bir anlam taşıyor. Bu nedenle fazla buduncu imalarla yüklü olmanın yanı sıra bireyi önemsizleştirip, topluluğun bekasını yücelten bir kültürün ürünü olarak karşımıza çıkıyor. (Yine de bu konu araştırılabilir).

Maalesef sorun yine çözümsüz kaldı galiba. Bir yandan sol kültüre özgü olan, diğer yandansa bireyin ve insan yaşamının değerini olumlayabilecek kendi taziye mesajlarımızı üretmeye çalışmamız lazım herhalde...

Düpedüz 'zararlı' bilgi...

24 Haziran 2010, yazan Erkin Özalp,
Yorum no: 3687

Bence, buradaki tartışma, her şeyi bilmenin gerekli olmadığını, hatta bazı bilgilerin düpedüz zararlı olduğunu gösterdi... Tamam, biraz araştırınca, "baş sağlığı" dileğindeki "baş"ın "padişah" anlamına geldiği iddiasının da hayli güçlü olduğu anlaşılıyor... İyi ama, ne işimize yaradı şimdi bu bilgi?

Hayattaki en zor şeylerden biridir zaten, ölen birinin yakınlarına bir şeyler söylemek... "Başın sağ olsun" ya da "başımız sağ olsun" diyordum genellikle, bugüne kadar... Ne anlama geldiği sorusu zaman zaman aklıma takılmış olsa da, araştırmamıştım... Ama artık, anlamı da gelecek aklıma, lüzumsuz yere...

Toprağı bol olsun demek...

24 Haziran 2010, yazan Ziyaretçi,
Yorum no: 3688

İyi gömülsün, bir daha yerinden kalkamasın demek. Müslümanların gayrımüslimler ve dininden şüphe ettikleri için seçerek kullandığı bir sözdür. Müslümanın ardından rahmet okunur, öbürlerine bol toprak dilenir. İyi bir laf değildir yani.

'Başınız sağolsun' dileği 'Dostlar sağolsun' denerek karşılanır. O baş, devletin başı bile olsa, ölenin ailesi 'başı ... boşver, sana bi şey olmasın' diyerek olayı toplumsal-insani düzleme çekiyor. Bu da iyi bir şey. Yani 'başınız sağolsun-dostlar sağolsun' diyaloğu en iyi postmortem dilekler bence.

Bir de, 'allah rahmet eylesin' demek de o kadar kötü değil. Ateistseniz yokluğu yoklukla kutsama dileği olarak hükümsüz bir dilektir, ölmüşün yakınları da alışık olduğu bir taziye işitmiş olur. Bir zararı olmaz.

Tanıdığım bir solcu-ateist öğretmenin cenazesi ailesince camiden kaldırılmıştı. İmam öğretmenin mübarek bir iş yaptığını, iyi biri olduğunu anlatıp, samimiyetle, normal bir cenazedekinden birkaç kat fazla 'allahım sen affedensin, merhameti büyüksün affet, affet'' diye yalvarıp durmuştu. Sevilen biriydi, muhtemelen hoca da seviyordu, rahatsız olmadığım gibi, hocaya ve cemaate sevgi de duydum.

Ben mezarlıklarda en sona kalırım, olur ya belki bir mucize kalkmaya çalışır da bir yardımım dokunur diye... Zehra Kosova'nın cenazesinde de, muhtemelen komşusu, İslamcı görünümlü bir genç, herkes çekildikten sonra mezarına yanaşıp başında kuran okumuştu. Çocuk besbelli onu seviyor sayıyordu.

Böyle şeyler devrimcilere zarar vermez, şan verir. Korkmayın.

cok yasa ali mert

24 Haziran 2010, yazan Ziyaretçi,
Yorum no: 3691

tesekkur ediyorum sana ali mert...
ben kisisel olarak, (cikardigimiz gazetenin editoru oldugumu hatirla lutfen), muhabir arkadaslarima, haberlerinde bu ifadelere dikkat etmelerini soylemekten bir hal oldum...

inanalim inanmayalim, merhum ya da merhume muslumansa, ondan `topragi bol olsun` diye soz edilmez. bu, hristiyan ve yahudilerin cennete kabul edilmeyecegini ileri suren islam terminolojisine de uygun.

`isiklar icinde uyusun` da aklievvel kimi laiklerimizin, sozumona `nurlar icinde yatsin`a karsilik olarak kullandiklari tuhaf bir ifade. Nur, alelade isik degildir. yine islam terminolojisine gore, ilahi isik anlaminda kullaniliyor genellikle. sekuler/laik ifade kullanayim diye komik olmanin anlami yok. hic kullanmayin bu tur ifadeler o zaman daha iyi.
sevgiler..
mustafa k erdemol

 

 

AdaptiveThemes