Skip to content

Anarşist yazardan Uygur yalanları sorumuza yanıt

29 Temmuz 2009, ekleyen Erkin Özalp

Anarşist yazar Gün Zileli, Temmuz ayında Çin'in Sincan Uygur Özerk Bölgesi'nde yaşanan olaylar ve Türkiye hükümetinin bunlara yaklaşımı ile ilgili olarak "Vahşet ve Devlet!" başlıklı bir yazı yazmış ve Recep Tayyip Erdoğan'a "helal olsun" demişti... Zileli, kişisel İnternet sitesinde, bir kullanıcının yorum olarak aktardığı "Bunları çocuklarınıza nasıl anlatacaksınız?" başlıklı yazımıza da cevap vermiş... 

Zileli'nin değerlendirmesi şu şekildeydi: "Şimdi Çin devletinin polisi ve ordusu Uygurlara kurşun yağdırıyor, kan döküyor. Türk Dışişleri Bakanlığı, 'Çin’in içişlerine karışmayacağını' ilan ediyor. Buna rağmen Başbakan Tayyip Erdoğan, hangi nedenlerle olursa olsun, dışişlerinden farklı bir tutum takınıp katliamı açıkça protesto ediyor. Tayyip Erdoğan’a ne kadar karşı olursam olayım helal olsun diyorum!" (http://www.gunzileli.com/2009/07/12/vahset-ve-devlet/)

odatv.com yazarı Tunca Arslan'ın bu yazı hakkındaki yorumunu daha önce sitemizde aktarmıştık: http://www.haberveriyorum.net/icerik/tunca-arslan-hangi-anarsist-yazar-basbakana-helal-olsun-dedi-odatvcom

Gün Zileli'nin İnternet sitesinde ise, "Ertan" isimli bir kullanıcı, ilgili yazıya yorum olarak sitemizden bir yazı eklemiş. Türkiye'deki medya organlarının Uygur yalanlarının özetlendiği yazıda, gazetecilere, köşe yazarlarına ve aydınlara şu sorular yöneltiliyordu: "Yalanlara ve çarpıtmalara dayalı bu 'habercilik' tarzına sessiz kalmanızı çocuklarınıza, torunlarınıza nasıl açıklayacaksınız? Türkiye’de Uygurlar üzerinden ırkçı propaganda faaliyetleri yürütülürken, sizin ne yaptığınız konusunda, ne söyleyeceksiniz?" (http://www.haberveriyorum.net/icerik/bunlari-cocuklariniza-nasil-anlatacaksiniz)

Zileli, bu sorulara aynen şu cevabı yazmış: 

Medyanın çarpıtıcılığı Çin söz konusu olunca birdenbire Ertan’ın aklına gelivermiş,. aynı hassasiyeti örneğin Kürtlere karşı medya çarpıtmalarına karşı gösterseydi önünde şapkamı çıkarırdım (gerçi şapka pek kullanmam ama bir yerlerden bulurdum). Mutlaka medya, Uygurlar müslüman olduğu için bir takım çarpıtmalarda bulunmuştur, bulunacaktır. .Ne var ki, bu, gerçeği değiştirmez. Çin’de Tibetliler gibi,. Uygurlar gibi vb. ulusal ve dinsel azınlıklar vardır ve bunlar Çin ulus devletinin baskısı altındadır. Çin devleti. bugün bürokratik-kapitalist bir devlettir ve emperyalist-kapitalist sistemin önemli bir bileşenidir.

İç politikadan örnek verecek olursak. AKP’nin ve liberal Taraf gazetesiniin Ergenekon konusunda yaptığı çarpıtmalar ve disinformation, Ergenekon diye bir gerçekliğin varlığını ortadan kaldırmaz. Çok sayıda Kürdü öldürüp asit kuyularına dolduran,. gayrinizami savaş ortamında palazlanmış bir Ergenekon örgütü gerçekten vardır. AKP ve liberallerin çarpıtmaları sadece bu gerçekliğin karartılmasına hizmet etmiştir. Aynı şekilde Uygurlar konusundaki uydurma haberler de uygur gerçekliğinin ve Çin devletinin baskıcı varlığının örtbas edilmesine hizmet eder ve etmektedir. Ertan’ın buraya taşıdığı metin sadece bunu ispat eder.

Bir başka deyişle, medyanın Uygur yalanlarını olduğu gibi tekrar ettiği için özür dilemek bir yana, üste çıkmaya kalkışmış. 

Ertan isimli kullanıcı, Zileli'yi şöyle yanıtlamış: 

Medya Kürtlere karşı çarpıtmaya gidiyorsa ona da karşı çıkarım ama PKK konusunda yazılıp çizilen her bir şeyi siz “çarpıtma” olarak değerlendiriyorsanız onu bilemem. PKK hiç çarpıtılmasa da yeterince çarpık zaten. Yalnız yazıyı sona kadar okuduysanız, ki sanmıyorum, adamın ilgilendiği şey rakamlardan çok sizin ne yaptığınızla ilgili. Diyor ki “Türkiye’de Uygurlar üzerinden ırkçı propaganda faaliyetleri yürütülürken, sizin ne yaptığınız konusunda, ne söyleyeceksiniz?” Gün Zileli Tayyip’i gösterdiği tepkiden dolayı tebik etti mesala…Bunu söyleyeceksiniz siz…

Gerçekten de, Gün Zileli'nin ne yapmış olduğu açık... Türkiye'de Uygurlar üzerinden ırkçı propaganda faaliyetleri yürütülürken, Zileli de bunları tekrarlamış ve Ertan isimli kullanıcının vurguladığı üzere Tayyip Erdoğan'a "helal olsun" demişti. 

Dahası, aynı Zileli, aynı yazısında, hiçbir kaynağa, belgeye, kanıta vs. gerek duymaksızın şunları yazmıştı: 

Devlet adı verilen kurum, insanlığın vahşet çağından çıkış döneminin ürünüdür. Bu bakımdan, Başbakan Tayyip Erdoğan’ın Çin devletinin Sincan kentinde, Müslüman-Uygur halkına karşı giriştiği katliamı kınarken kullandığı “vahşet” sözcüğü, haklı bir tepkiyi dile getirse de, gerçekliğe tekabül etmiyor. Çünkü, son Uygur katliamı da dahil, çağımızdaki katliamların hiçbiri, devlet aşamasına geçmemiş, hâlâ vahşet çağında yaşayan halklar tarafından işlenmediği gibi, vahşet çağında böylesi organize katliamlara tanık olunmamıştır. O çağda da yağmacı topluluklar elbette birbirlerini öldürmüşlerdir ama uygarlık dönemindeki devlet katliamlarıyla karşılaştırıldığı zaman bunlar devede kulak kalır.

Kısacası, Zileli, ırkçı kışkırtma kampanyalarının destekçiliğini yapmıştı... 

Peki ya Gün Zileli'nin 21 Temmuz'da gönderilmiş olan ikinci yoruma yanıtı?

Yok!

Yazısının altındaki diğer tartışma başlıklarıyla ilgili değerlendirmelerini paylaşmayı sürdüren Zileli, ırkçı propaganda faaliyetleri konusunda herhangi bir şey yazmamış...

İLGİLİ YAZI:

Bunları çocuklarınıza nasıl anlatacaksınız?

 

 

AdaptiveThemes