Skip to content

ERKİN ÖZALP: Marx neden 'Ben Marksist değilim' demişti?

27 Haziran 2009, ekleyen Erkin Özalp

Kimilerine göre, Marksizmden uzak durmak isteyenlere bahane sunmak için... Kimilerine göre, Marksizm adına bugüne kadar yapılmış ne varsa, yerin dibine batırılması için... Kimilerine göre, “Ben her tür ideolojik yaklaşımın üzerindeyim” diyenlerin (ve bunu diyerek en sığ ideolojilerin esiri olduklarını gösterenlerin) eline bir oyuncak vermek için...

Karl Marx, gerçekten de böyle bir söz söylemiş miydi?
 
Evet. Bunu, Friedrich Engels’in 1882 tarihli bir mektubundan öğrenebiliyoruz. Engels, 2-3 Kasım günlerinde Eduard Bernstein’a yazdığı mektupta, şöyle aktarıyor:
 
“... Marx, bir keresinde, Lafargue’a şunu söylemişti: ‘Ce qu'il y a de certain c'est que moi, je ne suis pas Marxiste’ [Kesin olan bir şey varsa, o da benim bir Marksist olmadığım].” [1]
 
İşte bitti! Demiş işte. Bağlamını sorgulamaya gerek yok. Marx’ın sözünü her niyete kullanmaya devam etmek isteyenler, yazının bundan sonrasını okumayıversin...
 
Engels, yukarıdaki sözü, Bernstein’ın bir değerlendirmesi üzerine yazmış. Bernstein, “Marksizm”in Fransa’da hiçbir itibarının bulunmadığını iddia etmiş. Engels de, Fransa’da “Marksizm” diye bilinen şeyin, “baştan sona tuhaf bir ürün” (an altogether peculiar product) olduğunu vurguladıktan sonra, Marx’ın ilgili sözünü hatırlatmış.
 
Hatırlatmanın nedeni, Fransa’daki “baştan sona tuhaf ürün”ü Marksizm diye sunan kişilerden birinin, Paul Lafargue olması. Marx, “Ben Marksist değilim” sözünü genel bir bağlam içinde değil, görüşlerinin Lafargue tarafından çarpıtılması üzerine söylemiş. Engels de, Marx’ın sözünü aktardıktan sonra, Marksizmin Fransa’da hiçbir itibarının bulunmadığı iddiasını çürütüyor!
 
“Marksizm” meselesi, Engels’in 1889’da Paul Lafargue’a yazdığı bir mektupta da anılıyor. Aynen şu şekilde:
 
“Sevgili Lafargue,
 
Bugüne kadar sizi yalnızca ‘the so-called Marxists’ [sözde Marksistler] diye andık ve sizi başka ne şekilde anabileceğimi bilemiyorum.” [2]
 
Dahası da var. Friedrich Engels, yukarıdaki mektubunu gönderdikten bir ay sonra, bu kez Marx’ın kızı ve Paul Lafargue’ın eşi Laura Lafargue’a şunları yazıyor:
 
“Ama biz kazandık, Avrupa’daki neredeyse tüm sosyalistlerin ‘Marksist’ olduğunu dünyaya kanıtladık (bize bu adı verdikleri için deli olacaklar!) ...” [3]
 
“Marksizm” teriminin bizzat Marx tarafından ortaya atılmış olamayacağı açık. Bu terimi, Marx’la mücadele edenler, onun görüşlerini küçümsemek için kullanıyor, ilk olarak. Marx’ın en yakın mücadele arkadaşı Engels de, Marx’ın ölümünden (1883) sonra, bu kavramı açıkça kullanabilir duruma geliyor.
 
Peki, Marx’ın Fransa’daki “sözde Marksist”lerle derdi neydi?
 
Bunu da Marx’ın bir mektubundan öğrenebiliyoruz. Marx, Fransız İşçi Partisi’nin 1880 yılındaki kuruluş kongresinde benimsenen programına önemli katkılarda bulunmuştu. Ancak bu programın bir sonraki genel seçimlerle bağlantılı güncel hedefler bölümünün yazılması sırasında, Marx ile partinin liderlerinden Jules Guesde (ve Lafargue) arasında anlaşmazlık çıkmış. Marx, tartışmalar sırasında, Guesde’yi “devrimci lafazanlık”la suçlamış. Guesde, Fransız işçi sınıfını daha radikal bir çizgiye çekmek üzere “yem” olarak “asgari ücretin yasayla belirlenmesi” türü taleplerin eklenmesini istemiş. Marx da, “Eğer Fransız proletaryası henüz bu tür yemlere ihtiyaç duyacak kadar çocuksuysa, o zaman onun için program falan yazmaya da değmez” demiş [4].
 
Tüm bunları aktardıktan sonra, Fransız İşçi Partisi’nin programının Karl Marx tarafından yazılmış olan giriş bölümünü aktaralım. “Marksizm”in ne olup olmadığını gerçekten de güzel özetleyen bir metin:
 
“Üretici sınıfın kurtuluşunun, cins ya da ırk ayrımı olmaksızın tüm insanların kurtuluşu anlamına geldiğini;
 
Üreticilerin, yalnızca üretim araçlarının sahipleri olmaları durumunda özgür olabileceklerini;
 
Üretim araçlarının onlara ait olmasının yalnızca şu iki biçim altında gerçekleşebileceğini:
 
1. Genel bir durum olarak hiçbir zaman var olmamış olan ve sınai ilerleme tarafından giderek tümüyle ortadan kaldırılan bireysel biçim;
 
2. Maddi ve zihinsel unsurları tam da kapitalist toplumun gelişimi tarafından oluşturulan kolektif biçim;
 
Göz önünde bulunduran,
 
Bu kolektif mülk edinme fiilinin, yalnızca, ayrı bir siyasal partide örgütlenmiş üretici sınıfın - proletaryanın- devrimci eyleminin ürünü olabileceğini;
 
Bu tür bir örgütün, proletaryanın elinde bulunan bütün araçlarla mücadele etmek zorunda olduğunu ve bu araçların arasında, bugüne kadar bir aldatmaca aracı olarak kullanılmış, ama söz konusu mücadele sayesinde kurtuluşun bir aracına dönüştürülecek olan genel oy hakkının da bulunduğunu;
 
Göz önünde bulunduran,
 
ve tüm üretim araçlarının kolektif mülkiyetinin yeniden sağlanmasını iktisadi alandaki çalışmalarının hedefi olarak belirlemiş bulunan Fransız sosyalist işçileri, örgütlenme ve mücadele aracı olarak gördükleri seçimlere şu asgari programla girmeye karar vermiştir:” [5]
 
Peki, “Ben Marksist değilim” sözünü pek bir beğenenler, konuyla yakından ilgili bu satırların altına da imza atmayı düşünür mü?
 
NOTLAR
 
[1] Engels’in Bernstein’a mektubunun Almancasını bulamadığım için, İngilizce çevirisini kullanmak zorunda kaldım: http://www.marxists.org/archive/marx/works/1882/letters/82_11_02.htm
 
[2] http://www.marxists.org/archive/marx/works/1889/letters/89_05_11.htm
http://books.google.com/books?id=hhCHuq6Tm5YC&pg=PA82&lpg=PA82&dq="Wir+haben+euch"+lafargue+engels+1889&source=bl&ots=-55d-eS2EK&sig=vefBg0Mp5pL-dqUfogUJy35H2jw&hl=tr&ei=wP9FSpS6FY-OjAfzmc1i&sa=X&oi=book_result&ct=result&resnum=1
 
[3] http://www.marxists.org/archive/marx/works/1889/letters/89_06_11.htm
http://books.google.com/books?id=hhCHuq6Tm5YC&pg=PA82&lpg=PA82&dq="Wir+haben+euch"+lafargue+engels+1889&source=bl&ots=-55d-eS2EK&sig=vefBg0Mp5pL-dqUfogUJy35H2jw&hl=tr&ei=wP9FSpS6FY-OjAfzmc1i&sa=X&oi=book_result&ct=result&resnum=1
 
[4] http://www.marxists.org/archive/marx/works/1880/letters/80_11_05.htm
 
[5] http://mlwerke.de/me/me19/me19_238.htm
http://marxists.org/archive/marx/works/1880/05/parti-ouvrier.htm

 

 

AdaptiveThemes