Skip to content

Günün Resmi

Günün Resmi

Georges Seurat - La Grande Jatte'de bir Pazar günü 

1884-86, Tuval üzerine yağlı boya, 205 x 305 cm, Şikago Sanat Enstitüsü, Şikago, ABD

Yorumlar

Ferdinand Hodler-Hayat yorgunları- doktrin geleneğinin bozulması

11 Ağustos 2010, yazan Ali Mert,
Yorum no: 4188

Sanal ansiklopedimiz, canımız ciğerimiz vikimiz şöyle demiş Ferdinand Hodler'in fotoğrafının altında: "Ünlü yapıtları: Hayal Kırıklığına Uğrayanlar (1892)"

Oysa, bakıyoruz bu yapıta, ne görüyoruz:  Die Lebensmüden

Soruyoruz, Almanca bilen moderatör kişiye, ne anlama geliyor diye; "hayattan yorulanlar", "hayat yorgunları"... diyor.

Soruyoruz Timur Selçuk'a, şarkısı neydi bunun diye; "Hayatın yorgunuyum ben, rahat tutkunuyum ben..." diyor.

Olmuyor.

Bakıyoruz resme. Evet, yaşlılar, yorgunlar, hayal kırıklığına uğramış gibiler, rahat tutkunu değiller!

Biz resme dümdüz bakıp, "Dördü sakallı ve bacakları örtülü, ortadaki sakalsız ve bacakları açık; neden acaba?" diye naif sorular soruyoruz. Ekşi sözlüğe yazan bilgili bir arkadaşımız ise şöyle diyor:

"isvicreli ressam ferdinand hodler’in en ünlü eserlerinden biri olan “die lebensmüden”, hodler’in içinde yaşadığı dönemin tanığı olarak gösterilebilir. xix. yüzyıl gelişmelerine bakacak olursak, sanayi devrimi’nin gerçeklestiği ve endüstrileşmenin hız kazandığı dönem skolastik düşüncenin de etkisini yitirmeye başladığı bir dönem olarak kabul edilebilir. beş papazın hayıflanarak, umutsuz bir ifadeyle öylece kalakaldığı resimde, doktrin geleneğinin bozulması, baskıcı ve din temelli düşünce yerine artık bağımsız düşüncenin ilerlemesi ve kilisenin egemenliğini yitirmesi anlatılıyor. o döneme tanıklık eden bu eser, münih’teki neue pinakothek müzesinde sergilenmektedir. "

Ekşi kaynak: http://www.eksisozluk.com/show.asp?t=die%20lebensmuden

Resim kaynağı: http://commons.wikimedia.org/wiki/File:Ferdinand_Hodler_Die_Lebensmüden.jpg

 

Ferdinand Hodler - Gece

10 Ağustos 2010, yazan Ali Mert,
Yorum no: 4181

16. yüzyıla kadar gidip Michelangelo'nun, Jethro'nun ve Kızları'nın peşinde hiçbir sonuç alamadıktan sonra, "rönesans, manyerizm falan senin neyine, gel yine günümüze, seç dışavurumcu bir şeyler" uyarısını aldık ve günümüze kadar gelemesek de 19. yüzyıl sonu ve 20. yüzyıl başına demirleyip Ferdinand Hodler'e uzanıverdik! 

Ressamımız İsviçreli. 1853 - 1918 yılları arasında yaşamış, Corot ve Courbet'nin etkisinde kalarak kendi tarzını geliştirmiş, gerçekçi ve dışavurumcu akımlarla birlikte anılmış, portrelerinin yanısıra "yaşlılık, yalnızlık  ve ölüm" temasının ağırlık kazandığı "ağır eserleri" ile tanınmış, Paris'te sevilmiş sayılmış, sürekli bunalımlara girmiş çıkmış, manzara resimlerine geçmiş, mistisizmi seçmiş vb. vb.  Tüm bu zorlu yolculukta, küçük yaşta, annesini, babasını ve iki kardeşini veremden kaybeden bir sanatçının duyarlı zihninin, ölümün ve gecenin bu zihinde sürekli yankılanmasının da elbette bir rolü varmış... 

Gece resmi de, bunlardan biri. Uykuyu anlatıyor. Ama kimisi dingin bir uyku çekerken, kimisi kabuslarla, ölümle cebelleşiyor. Huzur ve dehşet bir arada, Hodler'in ve birçoğumuzun yaşamında, uykusunda, uyanıklığında!..

Resim kaynağı ya da büyük hali (arkada üç kişi yatıyormuş meğerse): http://11l13.files.wordpress.com/2010/05/ferdinand_hodler_005.jpg 

 

Marie Pierre - Jethro meselesi nedir ki?

9 Ağustos 2010, yazan Ali Mert,
Yorum no: 4149

Efendim, hafta sonu yayınladığımız "Musa ve Jethro'nun kızları" tablosunun ardından çok sayıda telefon aldık ve "Tamam, Ulrike Meinhof kitabından alıntı yapıp Michelangelo'nun söz konusu tablosunun önemine dair bir değinide bulundun, lakin nedir bu Jethro mevzusu, Jethro Tull mı bu?" soruları yağmur gibi yağmaya başladı. 

Biz de araştırdık. Korkulacak bir şey yok, Jethro, Musa'nın kayınpederi oluyor. Eski Ahit'te yazdığına göre, bir gün Jethro'nun kızlarına, birileri (soyguncular, hırsızlar, Agora vb.) saldırıyor, Musa da onları savunuyor. Ayrıca, Mısır'ı terk etmeden önce de kızlarından Zipporah ile evleniyor. 

Dinsellikle resim sanatının iç içe geçtiği yüzyıllar boyunca, bu tür efsanevi olayları çok sayıda ressam farklı şekillerde resmediyorlar. Michelangelo'nunkini bulamamıştık, Rosso Fiorentino'nunkini yayınlamıştık. Bugün de 18. yüzyıldan aynı konuda bir başka resim koyduk işte. Tabii yorum farkları olabiliyor. Fiorentino'nun yorumunda, Musa pata küte yumrukla girişirken, burada meşhur asasını kullanıyor. Şurada ise resmin adı olarak "Musa, Jethro'nun kızlarını savunurken" kullanılsa bile, hiç kavga dövüş yok mesela (ressam burada zor yerine, iknayı öne çıkarmış demek ki, değil mi Gramsci?!):

                             

Evet, konuyu yeterince dağıttığımıza göre, gelelim Jethro Tull'a. Vikipedi'de dendiğine göre: "Grup adını on sekizinci yüzyılda yaşamış olan, tarımda en çok ihtiyaç duyulan tarım makinesini yaratan İngiliz bir çiftçinin isminden almaktadır." Yani, Musa'nın kayınpederi ve kızlarıyla bir ilgileri bulunmuyor. Tabii bu durum "This as a Brick' albümünü dinlemenize bir engel teşkil etmiyor (Ben olsam "Passion Play"i dinlerdim): 

http://video.google.com/videoplay?docid=-5960153941191808033#

Bu da resim kaynağıhttp://www.calverdata.com/antiques2/1445p5.htm

Michelangelo - Musa ve Jethro'nun kızları ve Ulrike Meinhof

7 Ağustos 2010, yazan Ali Mert,
Yorum no: 4128

Nereden çıktı şimdi bu resim ve bu başlık derseniz. Birincisi, haftasonları böyle klasiklerden yayınlıyoruz biliyorsunuz. İkincisi, Ulrike Meinhof'a dair bir biyografi okuyorduk, orada bu resmin adının anıldığını gördük:

"(...) Özellikle erkeklerle hiçbir zaman bağımlılık ilişkisi kurmamıştı (Meinhof'un annesi öldükten sonra ona annelik yapan Renate Riemeck'ten söz ediliyor - A. Mert). Bir keresinde kendisiyle nişanlanmak isteyen bir hukuk öğrencisine, Michelangelo'nun Musa ve Jethro'nun Kızları adlı tablosunun önüne buluşmayı önermiş, çocukcağızın bu tablodan bihaber olduğunu anlayınca da ona yol vermişti. Bu türden kültür eksiklerini görmezden gelemezdi. Çünkü mümkün olduğunca çabuk evlenip yuva kurmak onun yaşam amaçlarından biri değildi; o, 'kendisi için olmak' ve ilgilerinin peşinden gitmek istiyordu."

Kaynak: Alois Prinz, "Ulrike Meinhof  - Üzgün Olmaktansa Öfkeli Olmayı Yeğlerim", s. 29, çev. Süheyla Kaya, Versus Kitap, Kasım 2008

Resim kaynağı (Michelangelo'nun "Musa ve Jethro'nun Kızları' tablosunu internet ortamında bulamadık, Michelangelo etkisinde yetişen çağdaşı Rosso Fiorentino'nun resmini paylaştık. Aşağıdaki kaynakta ilgili slaytın üzerine tıklayabilirsiniz, kaynakta Michelangelo'dan da Pieta heykeli mevcut, tıklamışken onunla da ilgilenin!) : http://employees.oneonta.edu/farberas/ARTH/arth110/arth110_sl11.html

Paul Cadmus - Coney Island

6 Ağustos 2010, yazan Ali Mert,
Yorum no: 4111

Paul Cadmus'tan seçtiğimiz son resimde gidiyoruz plaja, Coney Island'a. Cadmus, "beden çiziminde usta" ya, konuşturmuş işte ustalığını burada. Herkes bir âlem, herke bir âlemde bir yandan da. Brueghel'in "kalabalık" resimleri de geldi nedense aklıma. 

Resmi, doğru dürüst başka kaynak olmadığı için yine flickr ortamından "arakladım". Paylaşan vatandaş Paul Cadmus'un resim anlayışıyla ilgili bir torba dolusu malumat da vermiş, meraklısına:

http://www.flickr.com/photos/mistca/1903602795/

Paul Cadmus - Bologna'da bir gece, Jules ve Jim, bilmece

5 Ağustos 2010, yazan Ali Mert,
Yorum no: 4096

Bugün seçtiğimiz Paul Cadmus resminde "bir öykü gizli" gibi. Nitekim, resmi internette paylaşan flickr kullanıcısı, buradaki "detay"ı aktarırken, "üçlü ilişki" demiş. Tamam iki erkek, bir kadın var, bunlardan biri masaya kurulmuşken, diğeri gizli gizli mekanı ve hanımefendiyi kollamakta ama klasik bir "menage a trois"dan söz edebilir miyiz, emin değiliz!

Bunun "klasiği" nasıl oluyor derseniz, "Jules ve Jim" deriz. François Truffaut adlı yönetmen büyüğümüzün, "gönül bir ona kayıyor, bir buna kayıyor, Paris'te aşk hep böyle, uzuyor da uzuyor, dolanıyor da dolanıyor" temalı "yeni dalga klasiği" yani. Filmin, fransızca olsun daha otantik olsun dediğimiz "trailer"ının bağlantısı da işte şu: http://www.commeaucinema.com/bande-annonce/278

Dün, Cadmus resminden Zappa'ya uzanmıştık, bugün Truffaut'ya, hayırlısı...

Resim kaynağı: http://www.flickr.com/photos/hragvartanian/2442335653/

Ama üçüncü kişi hayli dışarda

5 Ağustos 2010, yazan Ziyaretçi,
Yorum no: 4098

Resmin tamamında 3. şahsın (buradan da a. ilhan'ın şiirine gidilebilir), askerin ayrı bir yerde olduğu daha net görülüyor. Aynı çatı altında değiller. Asker yolun karşısından mekandaki yengeyi kesiyor. Masada oturan adam da askerden huylanmış ona doğru bakıyor. Fakat amca da askere başka niyetle bakıyor olabilir. Cadmus bu işlere de el atmıştı önceki resimlerde. Yenge eğer kör değilse (bu ihtimal de var), masadaki amcaya bakıyor. Askerin duruşunda da değişik bir hava olduğu söylenebilir. Asker adam öyle balet gibi poz yapar mı?

Kadının elinde bir baston var sanki. Bir de çanta. Demek oranın çalışanı değil. Topuklu giydiğine bakılırsa topal da değil. Sanki ressam kadının kör olduğunu göstermek için eline bir de baston vermiş. Mesaj şu mu: Fahriye Ablanın bir sürü civanmert talibi varken gitti uyuzun birine vardı.

Ya da biz kötü niyetliyiz. Kör kadın helaya gitmek üzere kalkmış. Asker gidebilecek mi, yardım ister mi acaba diye bakıyor. Masadaki de, ses duymuş, eğilip bakmış.

Liberal de bakabiliriz: Askerin gözü demokraside, her an müdahale edebilir, ama siviller de durumun farkında. yalnız bir müdahale olursa dışarıdan yardıma muhtaç görünüyorlar. Asker daha güçlü görünüyor.

Üç Boyut'un Aşaması

4 Ağustos 2010, yazan Ziyaretçi,
Yorum no: 4088

Öncelikle Ali Mert'i kutluyorum.Enginlere taşıyor,götürüyor bizleri.Dünyamızın sadece bilinen klasik ad'lardan oluşmadığını, çok müthiş sanatçıların karanlık bir
mahzende (Belkide kaliteli bir şarap gibi ) bekletildiğini çağrımlaştırıyor,dürtüklüyor.
Hayretler içerisinde kalıyorum.Renkler,figürler,hiç iddia etmeden sosyolojik,ideolojik
betimlemelerin slogansız anlatımı.İçsel,samimi,karşılıksız !
Gaugin benim için bir idol idi.Yine öyle ! Bir de Fikret Mualla.Yine öyle
Resim uğruna çok acı çekmişler.Aç kalmışlar,hor görülmüş,küçümsenmiş
ve sömürülmüşler.Gurbeti yaşamışlar,yaşamlarının büyük bir bölümünü memleket
özlemiyle geçirmişler.Nazım gibi !
Yüksek bir yaşamdan aşama aşama aşşağılara iniş.Ancak sanat'ta aşama aşama
yükseklere tırmanış.AZLA YETİNME,AMA HARİKALAR YARATMA !
Sürgün gibi bir yaşam ve müthiş figür,renk,anlatım !
Sürgün gibi bir yaşam ve müthiş kelimeler,müthiş anlatımlar,duygular.
Dikkat ediniz,bu sanatçıların hiçbiri sevinci işleyemiyor.Renklerde,çizimlerde ve
mısralarda özlem,acı,isyan,eleştiri,başkaldırı egemen.Böyle algılıyorum.
.Sizler ise daha başka tür'de duygular içerisinde olabilirsiniz.
Sözgeğlimi benim tam tersim'e : Sevinç,Mutluluk !
Ama ben bunların yaşamlarını çok iyi biliyorum.Ve hergün üzülüyorum.Onlar bunları
sessizce yaşadılar.Sessizce !
Marx'da bir sanatçıydı. Dünyanın asıl çehresini belirleyen bir teorisyen olduğu kadar
da bir sanatçıydı.Onun yazdığı her satır'ın salt bilimsel bir veri değil aynı zamanda
sanatsal kuşkularla yazılmış şeyler olduğu düşüncesindeyim.Dikkatli bakın ve
bunu göreceğinize eminim.
Maden

Paul Cadmus - Metro senfonisi ve Frank Zappa

4 Ağustos 2010, yazan Ali Mert,
Yorum no: 4086

Senfoni mi, kakafoni mi tam belli değil gibi. Paul Cadmus, New York metrosundaki "karmaşa" yahut "çok renkli mozaik"te bir uyum ve zenginlik de görmüş olacak ki "senfoni" demiş.

"Aşağıdakiler"in, "düşkünler"in, "dışlanmışlar"ın kuşatan varlığı ve 70'lerin çılgınca giyim tarzı, Cadmus'un banliyösü'nden yükselen senfoniyle birlikte Frank Zappa'nın tarzını ve müziğini getirdi aklımıza nedense. Bir örnek olsun sadece: 

http://www.dailymotion.com/video/x2zihj_frank-zappa-cosmik-debris_music

Zappa demişken, bu da Conlon Nancarrow'la ilgili haberi (Kaynak) yaparken çıkmıştı karşıma, kuramadım bağlantıyı ama:

http://www.dailymotion.com/video/x1022r_frank-zappa-13-ans-deja_music 

Resimden uzaklaştık, resim kaynağını vererek tamamlayalım o halde: http://www.queer-arts.org/archive/9809/cadmus/large/pages/04.html

Paul Cadmus - Donanma iş başında

3 Ağustos 2010, yazan Ali Mert,
Yorum no: 4070

İkinci Paul Cadmus resmimizde, 1904 doğumlu ressamın ilk dönemine, 30 yaşında çizdiği donanma resmine uzanıyoruz. Şöyle deniyor viki'de: "İçki alemi yapan gemicileri, kadınları ve eşcinsel bir çifti gösteren bu resim, kamuoyunun tepkisini çekti ve Corcoran Galerisi'ndeki sergiden kaldırıldı." 

Hey gidi günler hey, Washington'da, Amerikan Donanması'nın Sanat Galerisi'nde sergileniyormuş şimdi...

Resim kaynağı: http://en.wikipedia.org/wiki/File:PaulCadmusTheFleetsIn.jpg 

 

 

AdaptiveThemes