Skip to content

İzmir'in 'devrimci' heykelleri

22 Temmuz 2009, ekleyen Muzaffer Osmanoğlu

İzmirliler ve İzmir’i bilenler bilirler. Konak’ta, Gazi Bulvarı ile İkinci Kordon’un birleştiği yerde, saat 10 yönünde, bir bina vardır. Bina, Nâzım’ın şiirleri üzerindeki tekeliyle tanınan bankaya aittir ki, bu da İzmirlilerce bilinen bir şeydir. Çoğu İzmirlinin neredeyse her gün tepegeldiği yolların düğümlendiği noktada yer alan bu binanın, yine çoğu İzmirlinin gözünden kaçan bir özelliği - güzelliği vardır: Üzerinde taşıdığı "devrimci" heykelleri!

 
 
Adı geçen ve/veya tahmin edilen bankanın binasında "devrimci heykelin" ne işi var, demeyin! Üşenmedik, araştırdık, soruşturduk. Başlarda, bendeniz de, meseleye ikircikli yaklaşıyordum. Sonrasında, içime su serpen bilgilere (!) ulaştım. Şöyleki:
 
Heykelden, resimden vesaireden zerre anlamayan ben, "Konu hakkında atıp tutmadan önce biraz bilgi toplayayım" dedim. "Bina malum bankaya ait olduğuna göre, banka yetkililerine danışayım, kesin bir şeyler öğrenirim" diyerekten, çalışmalarıma başladım. Bana cesaret veren şey, tabii ki, bankanın amirlerinden Kazım Taşkent’in "Bizim gibi büyük kuruluşların iki görevi vardır. Biri, kendi iştigal konuları ile ilgili görevleri, ikincisi ise, topluma karşı olan görevleridir. Biz kültür ve sanatı seçtik. O yüzden biz, kültür ve sanat bankasıyız." sözleriydi…
 
Birinci adım, heykellerin bulunduğu banka şubesini aramak oldu. Operatör beni tam olarak 4 dakika 12 saniye hatta beklettikten sonra, "Konu hakkında size yardımcı olabilecek kimseyi bulamadık" dedi ve beni – siz anlamışsınızdır ama, hadi bankanın ismini verelim – Yapı Kredi Kurumsal İlişkiler’e yönlendirdi. İkinci adım, tabi ki YK Kurumsal İlişkiler’le ilişkilenmek oldu. Telefonda beni karşılayan zat, 2 dakika 38 saniyelik kafa karışıklığının ardından, "Size ancak YK Kültür Sanat Yayıncılık yol gösterebilir" buyurdu. Üçüncü adımımı bir miktar moral bozukluğuyla attıktan 3 dakika 7 saniye sonra, YK Kültür Sanat Yayıncılık, dördüncü adımı atmamın gerektiğini, bu 5 bilinmeyenli denklemi çözse çözse Halkla İlişkiler biriminin çözeceğini söyledi. Halkla İlişkiler 4 dakika 15 saniye düşündü. Yapı Kredi arşivleri tarandı. Sonuç: Hiçbir şey bulunamadı! Halkla – o an için benimle – ilişki kuran zat, Yapı Kredi’nin bana yardımcı olamayacağını söyledi.
 
Dört adımda (14 dakika 2 saniye) hiçbir bilgiye ulaşamamam önce biraz moralimi bozdu ancak bu durum daha sonra - başlangıçta belirttiğim üzere - içime su serpti: Bu iki "devrimci" heykeli "kapı süsü" yapan "kültür ve sanat" bankası, heykelleri sahipsiz bırakmış. Demek oluyor ki, hiç düşünmeden "Heykeller bizimdir!" diyebiliriz.
 
Gelelim heykellerin "devrimciliği" bahsine: Fotoğraflardan da anlayacağınız üzere, mevzu bahis olan iki adet heykelden birinde, bir kadın, diğerinde ise bir erkek tasvir edilmiş. Kadın heykelinin sağ elinde bir kılıç, sol elinde ise zeytin dalı bulunmakta. Erkek heykelinin sağ eli – benim anladığım – "ileri"yi işaret ediyor, sol eline ise bir meşale tutuşturulmuş. Delikanlı bir başak tarlasının içinde, başakların hemen yanında bir çark mevcut – tabii ki aklıma TİP geliyor. Her iki heykelin arka planında, bayraklar dalgalanıyor.
 
Zeytin dalı, kılıç, meşale, ileriyi gösteren genç, çark, başak, kadın ve erkek...
 
Görüntüyü bozan tek şey, iki heykel arasında yer alan ve "Konuyla hiçbir alakamız yok" diyen bankanın giriş kapısı. Onu da sansürleyiverdik.
 
Bence iyi ettik...
 
Siz söyleyin, haksız mıyım a dostlar!

Yorumlar

Aman kaldırmasınlar!

22 Temmuz 2009, yazan Deniz Dalkıran,
Yorum no: 457

Bu yazıdan sonra o heykelleri kaldırırlarsa çok üzülürüm... üzülürüz!

heykel

23 Temmuz 2009, yazan Ziyaretçi,
Yorum no: 459

sanıyorum duvardaki o şekillere 'rölyef' demek daha doğru olacaktır...

Heykel mi, rölyef mi?

23 Temmuz 2009, yazan Muzaffer Osmanoğlu,
Yorum no: 460

Bu tür sanatlarla ilgili tüm bilgimin google'ın sunduklarıyla sınırlı olduğunu baştan söyleyeyim. Lakin, rölyef bildiğim kadarıyla "yüzey üzerinde kabartma yapmak" olayı. Haberin konusu heykelleri bizzat gördüm, hatta dokundum. Bina duvarları üzerinde asılı durumdalar. Malzeme olarak - sanırım - bronz kullanılmış. Yani duvardan kabartılarak - çökertilerek yapılmış olmalarının imkanı yok.

Vikipedi de benzer şeyler söylüyor: http://tr.wikipedia.org/wiki/Kabartma 

Öte yandan, varsın rölyef olsunlar. Öyleyse eğer, "Rölyefler bizimdir!"

Sömürücüler

20 Eylül 2010, yazan Ziyaretçi,
Yorum no: 4681

Bize ait olan herşeyi elimizden aldılar ve almaya da devam ediyorlar.Heykeller
madem bize ait,"good by " deme'nin zamanı da gelmiş demektir !

 

 

AdaptiveThemes