Skip to content

ERKİN ÖZALP: Batılı Marksist Perry Anderson'dan liberal solcu Türkiye tezleri

16 Ekim 2009, ekleyen Erkin Özalp

Perry Anderson’ın Türkiye hakkındaki iki makalesi nedense ülkemizde pek fazla tartışılmadı. Dahası, 2008 yılında yayımlanan bu makaleler Türkçeden önce Almancaya çevrildi ve Kıbrıs hakkındaki bir başka yazısıyla birlikte kitap olarak yayımlandı.

Araştırabildiğim kadarıyla, Anderson’ın “Kemalizm” (Kemalism) ve “Kemal’den Sonra” (After Kemal) başlıklı makaleleri hakkında yalnızca Nuray Mert yazmış. Üstelik kötü de yazmamış, tartışmaya değer tezler ileri sürmüş. Ama (bir Ekşisözlük yazarı ve yazısına yorum ekleyenler dışında) tartışan olmamış.
 
Oysa Anderson, söz konusu makalelerinde özellikle üç kişiyi övgüyle anmış: Murat Belge, Çağlar Keyder ve Şerif Mardin.
 
Marksistliğiyle ün kazanmış ve geçmişte Batılı Marksistlerin büyük bir bölümünü devrimci siyaseti dışladıkları için eleştirmiş olan Perry Anderson, konu Türkiye olunca, liberal solcuların kolaylıkla benimseyebileceği çözümlemeler yapmış. Liberallerin ve liberal solcuların yazdıklarını okuduğu için mi onlarla aynı şeyleri söylemiş, yoksa aynı şeyleri düşündüğü için mi onları okumuş, ayrı bir tartışma konusu olabilir...
 
Sonuç şöyle bir şey olmuş: Mustafa Kemal, tepeden inme bir devrim yaptı ve devrimin kitlesi çok sınırlı kaldı. Yapabildiklerinin sınırlı kaldığını gören ve iktidarda olmaktan da sıkılan Mustafa Kemal, kendisini içkiye ve kadınlara verdi, alkolik oldu, daha 57 yaşındayken sirozdan öldü. Kötü adam İsmet İnönü’den sonra Türkiye demokrasiye geçti ve tüm eksiklerine karşın, az çok demokratik bir ülke olarak kaldı. AKP iktidarı, Kemalist reformların tabansızlığının en son sonuçlarından biri oldu. AKP’nin, parlamento çoğunluğundan yararlanarak dine dayalı bir rejim kurmak istediğini (bu partinin bir gizli gündeminin bulunduğunu) düşünmek saçma. Ama AKP’nin de ortak olduğu suçlar var: Kıbrıs’taki Türk işgalinin sürmesi, “Ermeni soykırımı”nın resmen tanınmaması, Kürtlere ve Alevilere baskı uygulanması. Bu sorunlar da ancak AB üyeliği sayesinde çözülebilir...
 
Türkiye’de bir Ermeni soykırımının yaşanmış olduğunu kanıtlamak için epeyce çaba harcayan Anderson, ikinci makalesinin sonunda şöyle bir saptama yapıyor:
 
“AB, siyasal açıdan marjinal olan ama kültürel açıdan merkezde duran Türk solu için, Kemal ve Kuran ikiz kültlerinden ve bunların baskılarından bir miktar kurtulma umudunu; Türk yoksulları için, istihdam olanaklarına ve refah unsurlarına kavuşma umudunu; Kürtler ve Aleviler için, azınlıklara bazı hakların verilmesi umudunu temsil ediyor.”
 
Bu umutların ne kadar gerçekçi oldukları ayrı bir tartışma konusuymuş, ama varlıkları yadsınamazmış... Perry Anderson, aklından geçen ideal çözümü ise şöyle tarif ediyor:
 
“Eğer AB, kendi kendisini kutlamasına vesile olan ilkelerin bir bölümüne uygun davransa ve Kıbrıs’ı boşaltmış ve buradaki işgali nedeniyle tazminat ödemiş; Kürtlere, İskoçların ya da Katalanların sahip olduklarına benzer haklar vermiş; Ermeni soykırımını tanımış bir Türkiye’nin katılımını selamlasa daha iyi olurdu.”
 
Ama ne yazık ki (!), AB’yi yönetenlerin derdi bunlar değilmiş... Anderson, AB liderlerinin “Türkiye’yi hizaya sokmak” için gerekenleri yapacağına inanmıyor... Bu nedenle de, bize şöyle akıl veriyor:
 
“Türklerin Avrupa’da daha iyi bir yaşama kavuşma hayallerine saygı duyulmalı. Ama kurtuluşun yalnızca dışarıdan geldiği örneklerin sayısı çok azdır.”
 
Nuray Mert, Anderson’ın makaleleri hakkındaki yazısını şöyle bağlamış:
 
"‘Ya AB, ya barbarlık’ Türkiye’de de kabul gören bir anlayış ama bu son derece sorunlu olmadığı anlamına gelmiyor. Tam tersine, içerden ‘Kurtarın bizi bu barbarlardan’, dışarıdan ‘Bu barbarları ancak Avrupalılar adam eder’ diye özetlenebilecek bu görüşün demokratlıkla maskelenecek tarafı yok, bu klasik Oryantalizmin yeni biçimlerinden biri. ‘Marx da aslında Oryantalistdi’ tezi bir yana, bu yüzyılda kendini solda tanımlayan kimseye, hele bir tarihçiye hiç ama hiç yakışmıyor."
 
Bazı açılardan haklı. Ama Perry Anderson’ın sorunu, “Oryantalist” bakış açısından çok, sınıf mücadelelerini (ve işçi sınıfı devrimi perspektifini) tümüyle bir kenara bırakmış olmasında. Bu eksiklik, yalnızca Türkiye’ye bakışına değil, Avrupa’ya bakışına da damga vuruyor.
 
Marx’ın “Oryantalist” (yani Avrupa merkezci) bulunan yaklaşımlarının temelinde, ilk olarak Avrupa’da gerçekleşmeleri beklenen işçi sınıfı devrimlerinin yollarını arama ve açma çabası vardı. Anderson ise, AB-Türkiye ilişkilerine, Avrupa’daki sınıf mücadelelerini güçlendirme kaygısıyla bakmıyor. Dolayısıyla, yaptığı çözümlemelerin Marksizmle bir ilgisi bulunmuyor.
 
Nitekim, Anderson’ın Kıbrıs konusundaki değerlendirmesi de aynı yaklaşımın ürünü. Güney Kıbrıs’ın AB üyeliğini, adada çözüme ulaşılmasını kolaylaştıracak en önemli etkenlerden biri olarak görüyor.
 
Bunun ötesinde, Perry Anderson, “emperyalizm” denen şeyin varlığını da tümüyle unutmuş durumda... Tıpkı, Marksist sayılabileceği dönemde yazdıklarını Türkçeye kazandırmış olan liberal solcularımız gibi...
 
Son sözü, 1976 yılının Perry Anderson’ına verelim (son cümleyi ben kalınlaştırdım):
 
“Son söz Lenin’in olabilir. Onun ünlü ‘devrimci teori olmadan devrimci hareket olmaz’ yargısı haklı olarak sık sık tekrarlanır. Ama o, aynı derecede önem taşıyan şu satırları da yazıyordu: ‘Doğru devrimci teori, ancak gerçek bir kitle hareketinin ve gerçek bir devrimci hareketin pratik eylemiyle kurduğu yakın ilişkiyle son şeklini alır.’ Her cümleciğin bir ağırlığı var burada. Devrimci teoriyi kurma çabası görece bir uzaklık içinde başlayabilir (...), ama teori doğru ve son şeklini ancak işçi sınıfının ortak mücadelelerine bağlılığıyla alabilir. (...) Söylenebilecek tek şey şudur: kitlelerin kendisi konuştuğunda Batı’nın elli yıldır çıkardığı teorisyenlere benzer teorisyenler ister istemez susacaklardır.” (Perry Anderson, “Batı’da Sol Düşünce”, çev: Bülent Aksoy, Birikim Yayınları, İstanbul, 1982)
 

Yorumlar

"Sömürü sürdükçe gerçek demokrasi olamaz"

16 Ekim 2009, yazan alicenk,
Yorum no: 1115

İlgilisi Erkin Özalp'in başka bir "baba" marksistle yaptığı söyleşiye de göz atabilir:

http://arsiv.sol.org.tr/index.php?yazino=30486

 

 

 

 

AdaptiveThemes